Gedik Meslek Yüksekokulu Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe The effectiveness of teaching English with makey makey in children with autism spectrum disorder(OCERINT International Organization Center of Academic Research, 2020) Aydoğan, Aslan; Kocakoyun Aydoğan, ŞenayIn this study, activities programmed with Scratch Program prepared with Makey Makey were prepared. Makey Makey is a new technology that enables the creation of various sounds by coding the keys on the device after connection to the computer via USB. It is aimed that the practitioners produce different products, both in terms of electrical conductivity and in line with their own needs. It is potentially exciting for students and practitioners because it meets the requirements of easy operation and low cost. In the embedded teaching method, which is made by reducing the clue gradually, the effectiveness of teaching English to children with autism spectrum disorder was investigated. In the study, the multiple - polling model was used for single-subject research models. The persistence of learning was controlled by monitoring sessions at the 1st, 2nd, and 4th weeks after training was completed, and the generalization effect of the research was examined as pre-test and post-test. Collective and daily polling, teaching, monitoring, and generalization sessions were organized during the research process. All sessions were conducted as one-to-one instruction. In the research, inter-observer reliability and application reliability data were collected. The findings of the study reveal that embedded teaching with the gradual reduction of the clue in the activities programmed with the Scratch Program prepared with Makey Makey is effective in teaching English concepts to children with autism who need special education. It also shows whether persistence can be maintained through monitoring sessions after the teaching sessions and that generalization sessions are effective in generalizing what is learned to different people, tools, and environments.Öğe The effect of internet addiction on surgical nurses' malpractice tendencies: Turkish sample(Springer Nature, 2025) Gezginci Akpınar, Elif; Orhan, Büşra Nur; Göktaş, SonayBackground This study aimed to determine the effect of surgical nurses' internet addiction on their malpractice tendencies. Methods The descriptive cross-sectional study included 1051 nurses working in the surgical awards of 10 hospitals in Istanbul. Data were collected using a descriptive characteristics form, the Internet Addiction Scale, and the Malpractice Tendency Scale. An increase in the score on the internet addiction scale indicates that internet addiction increases. In contrast, an increase in the score on the malpractice tendency scale indicates that malpractice tendency decreases. Data were analyzed using independent groups t-test, one-way ANOVA test, Pearson correlation and linear regression analyzes with IBM SPSS Statistics version 22.0 software. Results A weak negative correlation was found between the surgical nurses' total scores on the Internet Addiction Scale and Malpractice Tendency Scale (r=-0.422 p < 0.001). Internet addiction total score was also negatively correlated with malpractice tendency subscale scores for medication and transfusion administration safety (r=-0.450 p < 0.001); infection prevention (r=-0.416 p < 0.001); patient monitoring, device, and material safety (r=-0.321 p < 0.001); fall prevention (r=-0.325 p < 0.001), and communication (r=-0.332 p <= 0.001). In linear regression analysis, an increase in internet addiction overall and in the lack of control subscale was associated with greater malpractice tendency (ss=-0.422 and ss=-0.243, respectively). Internet addiction explained a total of 17.7% of the total change in malpractice tendency (R2 = 0.177). Conclusion Surgical nurses showed increased malpractice tendency as their internet addiction level increased. This relationship was seen in all domains of malpractice, including medication and transfusion administration safety, infection and fall prevention, communication, and patient monitoring, device, and material safety. It is recommended that in-service training be planned for conscious internet use to limit the time nurses spend on the internet during working hours.Öğe Lise öğrencilerinin sosyal medyaya ilişkin algıları: metafor analizi örneği(Ömer Faruk Sönmez, 2024) Özet, Bahar; Aybaş, Güldalı; Duran, NeşeBu araştırmanın amacı lise 10. sınıfta eğitim gören öğrencilerin günlük sosyal medya kullanım sürelerinin ve sosyal medya kavramına ilişkin algılarının ve bakış açılarının kullandıkları metaforlarla incelenmesidir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseni kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 80’i kız 75’i erkek olmak üzere toplam 155 10. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Öğrencilerden verileri toplamak için cinsiyet ve günlük sosyal medya sürelerinin de sorulduğu “Sosyal Medya Metaforik Algı Ölçeği” kullanılmıştır. Ölçekte öğrencilerin sosyal medyaya ilişkin zihni imgelerini yani metaforları belirlemek adına “Sosyal medya ………………gibidir/a benzer; çünkü………………” ifadesindeki boşlukları doldurmaları talep edilmiştir. Öğrencilerin sosyal medyaya yönelik metaforik algılarının incelenmesi amacıyla toplanan verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Öncelikle elde edilen veriler kodlanmış kategorilere ve temalara ayrılmıştır. Her tema için kullanılan metafor yüzde ve frekansları hesaplanmıştır. Elde edilen veriler incelendiğinde toplam 101 adet metafor belirlenmiştir. Belirlenen metaforlar olumlu, olumsuz ve hem olumlu hem olumsuz olmak üzere 3 kategoriye ayrılmıştır. Olumlu kategorisi bilgi edinme, eğlenme, gereksinim, iletişim ve sosyalleşme, aile, bağımsızlık, hatıra biriktirilen yer ve gelir kapısı şeklinde 8 farklı temaya ayrılmıştır. Olumsuz kategorisi ise zaman kaybı, bağımlılık yapma ve zarar verme şeklinde 3 farklı temaya ayrılmıştır. Hem olumlu hem olumsuz kategorisi ise metafor açıklamaları doğrultusunda ayrı bir kısım olarak ele alınmıştır. Araştırmanın bulguları benzer çalışmalar ışığında tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur.Öğe Effect of carbon fiber additive on tensile properties of large scale additive manufactured (LSAM) ABS single wall parts(Necip Fazıl Yılmaz, 2023) Eyercioğlu, Ömer; Tek, Engin; Akeloğlu, Mehmet Ali; Aladağ, MehmetAdditive Manufacturing (AM) is one of the most studied technologies to produce different parts today. Large-scale additive manufacturing (LSAM) is used to produce complex parts without further technological processes and for the production of large-sized polymer parts. In order for the parts produced from polymer materials to show better mechanical properties, a range of different materials is required. In this study, the tensile properties of 3D printed ABS single wall parts using LSAM were investigated experimentally. The effect of carbon fiber (0, 5%, and 10%) additive on the main mechanical properties of ABS was investigated. The tests were carried out according to ASTM D638 standards as the spatial printing direction (0? and 90?). According to the results of the tensile test, ABS material reinforced with 5% carbon fiber showed higher load resistance than other mixture ratios. In all groups, it was observed that the samples with a horizontal (0?) orientation compared to the printing direction showed better performance.Öğe Experimental investigation and optimization of hybrid turning of Ti6Al7Nb alloy under nanofluid based MQL by TOPSIS method(Yildiz Technical University, 2023) Duman, Erkin; Yapan, Yusuf Furkan; Sofuoğlu, Mehmet AlperThe present work aims to decide on machining parameters and enhance machinability of the biomedical Ti6Al7Nb alloy using nanofluid MQL with nanoparticles of graphene (NMQL) and ultrasonic vibration assisted (UVA) machining methods were applied both separately and in a hybrid manner. Consequently, for the chosen cutting parameters, when compared to the conventional turning (CT) with vegetable cutting oil-based MQL, the UVA-NMQL hybrid method has achieved a reduction in cutting forces ranging from approximately 11% to 23%, a decrease in cutting temperatures by around 9% to 17%, and an enhancement in average surface roughness by roughly 15% to 53% across all the analyzed results compare to vegetable oil based conventional MQL turning conditions. Additionally, using the Technique for Order of Preference by Similarity to Ideal Solution (TOPSIS) method, the optimum cutting parameters were determined as UVA-NMQL cutting condition, 130 m/min cutting speed, and 0.1 mm feed value.Öğe Covid-19 salgınının Bist100 endeksinde yer alan şirketler üzerine etkisi: veri zarflama analizi uygulaması(Süleyman Demirel Üniversitesi, 2022) Yayla, Fatma; Özer, GökhanBu çalışmada, Borsa İstanbul’da işlem gören, en yüksek işlem hacmine sahip 100 şirketin (BIST100) etkinlik analizleri yapılarak Covid-19 salgınının bu işletmeler üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Covid-19 salgını 11 Mart 2020 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından “pandemi“ olarak nitelendirilmiştir. Ülkemizde de ilk vakanın görüldüğü 11 Mart 2020 tarihinden itibaren hızla yayılmıştır. Salgın küresel bir sağlık krizi olmasının yanı sıra sosyal ve ekonomik krizin de zeminini hazırlamıştır. Bu açıdan, salgının etkisini araştırmak önemli hale gelmiştir. İlk altı aylık dönemde gerek salgının seyri, gerekse alınan ekonomik önlemlerin zamanlaması dikkate alındığında, şirketler üzerinde gerçekleşen etkinin son derece önemli olduğu izlenmektedir. Bu etkinin boyutunun belirlenebilmesi için BIST100 endeksinde yer alan işletmelerin 2018, 2019, 2020 yıllarına ait ilk altı aylık dönemlerinin mali tablolarından faydalanarak, Veri Zarflama Analizi (VZA) tekniği kullanılarak etkinlik analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda 2020/2.dönem ile 2018/2.dönem kıyaslandığında işletmelerin %70’inin, 2020/2.dönem ile 2019/2.dönem dikkate alındığında ise, işletmelerin %64’ünün etkinlik oranlarında düşüş olduğu tespit edilmiştir.Öğe Çocuk gelişimi bölümü öğrencilerinin psikolojik ihtiyaç düzeylerinin demografik özelliklerine göre belirlenmesi(Palandöken Gelişim Derneği, 2024) Özet, Bahar; Duran, Neşe; Aybaş, GüldalıBu araştırmada çocuk gelişimi bölümü birinci sınıf öğrencilerinin psikolojik ihtiyaç düzeylerinin bazı demografik özelliklerine göre belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya İstanbul ilinde bulunan özel bir üniversitede eğitimine devam eden 82 Çocuk Gelişimi Bölümü birinci sınıf öğrencisi dahil edilmiştir. Karma Araştırma Yönteminin kullanıldığı bu araştırmada nicel alanda betimleyici bir araştırma modeli olan kesitsel tarama modeli nitel alanda ise içerik analizi kullanılmıştır. Veriler demografik bilgi formu ve Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Veri analizi sürecinde, yüzde, frekans, standart sapma, aritmetik ortalama, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve bağımsız örneklemler t-testi gibi istatistiksel yöntemler kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda Çocuk Gelişim Bölümü birinci sınıf öğrencilerinin psikolojik ihtiyaç düzeylerinin burs durumuna, sosyo-ekonomik düzeye, öğrencilerin ikamet ettikleri yere, ailelerinin medeni durumuna, mezun oldukları lise türüne, anne eğitim durumuna ve kardeş sayısına göre anlamlı farklılık göstermediği belirtilirken, bölümünü isteyerek seçmelerine, yaşlarına ve babanın eğitim durumuna göre anlamlı bir farklılık gösterdiği ifade edilmiştir.Öğe Dördüncü dereceden polinom türü bir akma fonksiyonu kullanarak AISI 304 paslanmaz çelik sacın anizotropik davranışının modellenmesi(ODTÜ Prof. Dr. Mustafa N.Parlar Eğitim ve Araştırma Vakfı, 2020) Şener, Bora; Kılıçarslan, Elif Sıla; Fırat, MehmetBu çalışmada ortotropik, kuadratik olmayan, homojen polinom türü bir akma kriteri tanımlanmış ve açık zaman integrasyon yöntemi ile kriterin sac şekillendirme analizlerinde kullanılabilmesi için sonlu eleman uygulaması sunulmuştur. Uygulamanın performansı, ilk olarak AISI (304) paslanmaz çelik çelik sacın çekme testi simulasyonlarıyla değerlendirilmiş olup, akma gerilmesi oranı ve anizotropi katsayısının yöne bağlı değişimleri tahmin edilmiştir. Ardından, dikdörtgen bir kabın derin çekme simulasyonu gerçekleştirilmiş ve hesaplanan kalınlık ve taban geometri profili ölçüm sonuçlarıyla değerlendirilmiştir. Her iki deformasyon prosesi için yapılan karşılaştırmalar, dördüncü derece polinom türü akma kriterinin AISI (304) paslanmaz çelik sacın anizotropik davranışını doğru bir şekilde tanımlayabildiğini göstermiştir.Öğe Hayvan gübresinden biyogaz üretim potansiyelinin belirlenmesi: Ankara, Gaziantep, Kars*(TMMOB Makina Mühendisleri Odası, 2024) Canci Matur, Utku; Atasayın, AytaçGelişen teknoloji ve artan nüfusa paralel olarak enerji talebi gün geçtikçe hızla artış göstermiştir. Enerji talebinin artışı bu alanda yapılan çalışmalara hız kazandırmıştır. Halihazırda emre amade kullanılan konvansiyonel enerji kaynakları tükenebilme riski ve olumsuz çevre etkileri nedeniyle kullanımına sınır getirilmek istenen enerji kaynakları durumuna gelmiştir. Yenilenebilir enerji kaynakları bu anlamda konvansiyonel enerji kaynaklarına alternatif oluşturmuşlardır. Tükenme riski olmayan çevre dostu yenilenebilir enerji kaynakları son dönemlerde sıklıkla çalışılan konulardandır. Yenilenebilir enerji kaynağı olarak biyokütlenin kullanılması tarım ve hayvancılık alanında gelişmeye sebep olmuştur. Yapılan tarım ve hayvancılıkta atık olarak görünen ürünler değerlendirilerek, geri kazanım sağlanmış olacaktır. Hayvan dışkısı doğada kaldığı sürece açığa çıkan metan gazı sera etkisi yaratarak küresel ısınmaya neden olur. Suya karıştıktan sonra insan sağlığına zararlı hale gelir. Bu nedenle elektrik ve ısı enerjisi elde ederek geri dönüşümlü olarak bertaraf edilmesi önem arz etmektedir. Yapılan bu çalışma kapsamında ülkemizin farklı bölgelerinde bulunan Ankara, Gaziantep ve Kars illerindeki hayvan dışkısının toplanabilirliği dikkate alınarak biyogazdan elde edilebilecek potansiyel elektrik enerjisi araştırılmıştır. Bu kapsamda, Ankara ilinden 375.497,55 Mega Watt Saat Elektrik /Yıl (MWhe/yıl), Gaziantep ilinden 115.452,27 MWhe/yıl, Kars ilinden de 198.691,4 MWhe/yıl elektrik enerjisinin biyogazdan elde edilebilme potansiyeline sahip oldukları belirlenmiştir.Öğe COVID-19 in newborns and care(Sağlık Bilimleri Üniversitesi, 2021) Çuvadar, Yeter; Çuvadar, AyşeThe new type of Coronavirus (COVID-19), which is spread all over the world from Wuhan city of China, is one of the biggest threats in the world in recent years. Although COVID-19 infects individuals of all age groups, both its transmission and spread rate and mortality are high. Newborns; the immune system is immature, although unproven maternal vertical transition is in high risk group due to the possibility of perinatal contact through stool and urine during vaginal deliveries and close contact with the asymptomatically infected mother after birth. It is of great importance that the midwife / nurse, who spends the most time with the patient during the pandemic period, constantly improves themselves and updates their knowledge. This review article is planned to make recommendations for midwives / nurses to take appropriate approach to COVID-19 suspected and definitive diagnosed neonates.Öğe Anne ve anne adaylarının süt bankası ile ilgili tutumları(Zekai Öztürk, 2020) Uzun, Belma; Yarar, OnurAmaç: Anne sütü ile beslenme bebeğin bağışıklık sisteminin güçlenmesi için en önemli besin kaynağıdır. Bununla beraber anne sütünün geç geldiği ya da yetersiz olduğu durumlarda birçok alternatif beslenme şekli bulunmaktadır. Bunlardan birisi özellikle batı ülkelerinde uygulanmakta olan süt bankası sistemidir. Bu çalışma anne ve anne adaylarının süt bankasına olan tutumlarını değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Metot: Çalışma anne ve anne adaylarının anne sütü bankasına olan tutumlarını ölçmek için yapılan nicel bir araştırmadır. Çalışmada yüz yüze anket yöntemi uygulanmıştır. Anket soruları 6’lı Likert ölçeği tipinde hazırlanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde korelasyon analizi ve regresyon analizi yapılmıştır. Bulgular: Yaş ile endişe algısı arasında zayıf, pozitif yönlü bir ilişki (r= ,244; p= ,003Öğe Türkiye’ye yönelik Avrupa Birliği ülkeleri turist talebinin eştümleşme analizi(İstanbul Aydın Üniversitesi, 2018) Türemez, Yüksel; Göktaş, DenizAvrupa Birliği ülkeleri Türkiye’ye en çok turist gönderen ülke grubudur. Türkiye’nin coğrafi farklılığı ve kültürel birikimi, AB ülkeleri vatandaşları için ülkemizi cazip bir turizm destinasyonu haline getirmektedir. Gümrük Birliği’ne katılım ve Türkiye’nin AB adayı bir ülke olması da, AB vatandaşı turistlerin Türkiye’ye yönelik tercihlerinde bir başka etkendir. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne iktisadi ve siyasi entegrasyonunun AB’den Türkiye’ye gelen turist sayısını artırdığı önermesi çalışmamızın temel hipotezidir. Çalışmamızda AB ülkelerinden Türkiye’ye yönelik yıllık turizm talebi 1984-2017 dönemi için ARDL Sınır Testi yöntemi ile tahmin edilmiştir. Turizm talebi göstergesi olarak AB’den Türkiye’ye gelen turist sayısı bağımlı değişken olarak kullanılmıştır. Türkiye’ye yönelik turizm talebini AB toplam geliri ve Gümrük Birliği’ne katılım anlamlı bir şekilde etkilerken, reel döviz kuru ve AB adaylık sürecinin gelen turist sayısını anlamlı bir şekilde etkilemediği bulgularına rastlanmıştır. Değişkenler arasında eştümleşme ilişkisinin varlığı gösterilmiştir.Öğe Kaynaştırma uygulamasının gelişimsel boyutta değerlendirilmesi(Hakan Sarı, 2021) Duran, Neşe; Ülküer, NurperOkullar, öncelikle öğrencilerin akademik becerilerine odaklandığı için çoğu zaman öğrencilerin gelişimsel özelliklerine uygun beceriler kazandırmayı göz ardı edebilmektedir. Bu noktada çalışmadan elde edilen veriler, kaynaştırma öğrencilerinin içinde bulundukları gelişim özellikleri de dikkate alınarak, çocuk gelişimcisi gözüyle bütünsel bir bakış açısı ile değerlendirilmiştir. Çalışma grubunu, Ankara ilinin Polatlı ilçesinde kaynaştırma uygulaması yürütülen 4 faklı ortaokulda, toplam 21 branş öğretmen ve 4 rehber öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma verileri, nitel araştırma yöntemlerinden olan yarı yapılandırılmış görüşme formu yoluyla toplanmıştır. Görüşmeler, ses kayıt cihazı ile kaydedilmiş, içerik ve betimsel analiz yöntemleri ile çözümlenmiştir. Çalışmanın bulguları betimleyici istatistiklerle sunulmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgulardan, Bireysel Eğitim Planı (BEP)’nın uygulamaya geçiş sırasında birçok problem yaşandığı sonucuna varılmıştır. Kaynaştırmanın daha farklı uygulanmasına yönelik önerilerin, destek eğitim odasının yaygınlaştırılması olduğu tespit edilmiştir.Öğe Yeni nesil veri güvenliği bağlamında dağıtık sistemler üzerinde Blockchain kullanımı ve Bitcoin uygulaması(Fenerbahçe Üniversitesi, 2021) Horasan, Alparslan; Pura, Turgut; Sönmez, FerdiBitcoin, 2008 yılında ortaya çıkan elektronik kripto para birimidir. 2009 yılında ilk Bitcoin’in tasarlanmasından günümüze kadar teknolojinin ilerlemesi ve halkın yoğun ilgisi ile hızlı bir gelişme göstermiştir. Uçtan Uca (Peer-to-Peer) bir mimariye sahip olan kripto paralar, bilgisayarlar üzerinde blok zinciri (Blockchain) yapısında tutulan bir teknoloji kullanmaktadır. Bu yapı, dağıtık (distributed) ve merkezi olmayan (decentralized) bir şekilde oluşturulmuştur. Bu nedenle, yapı üzerinde, verinin korunması ve bütünlüğü, hata payı, kullanıcı güvenliği incelemeyi gerektirmektedir. Bitcoin, bu 10 yıllık zaman diliminde yoğun ilgi görmüş ve kullanıcılar tarafından yatırım aracı olarak kabul edilmiştir. Bu da gelecek yıllarda da Bitcoin’in alt yapısını oluşturan blok zincirinin birçok alanda kullanılacağını göstermektedir. Bu araştırmada, Bitcoin’in tarihçesi, nasıl üretildiği ve satın alındığı, güvenliği, Bitcoin cüzdanı (wallet) ve blok zincir kavramları incelenerek güvenlik analizi gerçekleştirmek amaçlanmıştır.Öğe Özel eğitime gereksinim duyan çocuklarda makey makey ile kavram öğretiminin etkililiği(Hakan Sarı, 2020) Aydoğan, Aslan; Kocakoyun Aydoğan, ŞenayBu araştırmada, Türkiye’de yeni yeni kullanılmaya başlayan, eğitim içinde yerini almaya başlayan Makey Makey ile hazırlanan Scratch Programla ile programlanan etkinliklerin gömülü öğretim yönteminde ipucunun zamanla azaltılması ile otizmli çocuklara kavram öğretimindeki etkililiği araştırılmıştır. Bu araştırma, tek denekli araştırma yöntemlerinden çoklu yoklama modeli kullanılarak yapılmıştır. Öğrenmenin kalıcı olup olmadığı, uygulama tamamlandıktan sonra 1., 2. ve 4. haftalarda izleme oturumları ile kontrol edilmiştir. Araştırmada genelleme bulguları ön-test ve son-test sonuçlarına göre belirlenmiştir. Araştırmada günlük yoklama, toplu yoklama, öğretim, izleme ve genelleme yoklamaları düzenlenmiştir. Oturumların hepsi birebir öğretim olacak şekilde planlanmıştır. Araştırmada etkililik ve güvenirlik verileri toplanmıştır. Verilerin analizinde, grafiksel analiz yöntemlerinden çizgisel grafik kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları incelendiğinde, Makey Makey ile hazırlanan Scratch Programla ile programlanan etkinliklerin gömülü öğretim yönteminde ipucunun zamanla azaltılması ile otizmli çocuklara kavram öğretmede etkili olduğu belirlenmiştir. Ayrıca araştırma analiz sonuçlarına göre, deneklerin kalıcılık ve genelleme yüzdelerinin yüksek oranda çıktığı görülmüştür.Öğe Yaratıcı mecra uygulamalarında güncel teknolojinin tüketici algısına etkisi(İstanbul Medeniyet Üniversitesi, 2018) İri, Ayşe1980’lerden bu yana yaşanan teknolojik gelişmeler ile birlikte reklamcılık sektöründe rekabet ortamının canlandığı söylenebilir. Rekabet ortamının yoğunlaşması ile pazar payını elde tutmak, tüketiciyi şaşırtmak ve marka bağımlılığı oluşturmak önem kazanmıştır. Hedef kitle odaklı reklam uygulamaları, tüketicilerin ilgi ve ihtiyaçlarına yönelik pazarlama stratejileri, marka sadakati ve marka bilinirliliği açısından büyük önem taşımaktadır. Tüketici etkileşimli reklamlar ile birlikte çift yönlü iletişim meydana gelmiş olur. Yaratıcı reklam uygulamaları, hedef kitle ile çift yönlü iletişim kurabilen klasik reklam uygulamalarından daha etkili olduğu için reklam verenlerin bu pazarlama iletişimine katılmasını zorunlu kılmıştır. Reklam mecrasında birçok farklı uygulamaların yapıldığı ve bu alanda yeni yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğu söylenebilir. Teknolojinin gelişmesi ile klasik reklam uygulamalarının yerini yaratıcı reklam uygulamaları almıştır. Klasik reklam pazarlamasında yöntem olarak kullanılan 4P pazarlama karması elemanlarına yaratıcı uygulamalar ile birlikte eklemeler olmuştur. Bu eklemeler iletişimi ve özellikle tüketici ilgi ihtiyaçlarını baz alan oluşumlardır.Öğe Postpartum depression, maternal attachment and associated factors(Women's Health Nurses Association, 2022) Çuvadar Baş, Yeter; Ünsal, GülPurpose: The aim of this study is to investigate the relationship between postpartum depression and maternal attachment and related factors. Design and Methods: The sample of the study, which was designed as a crosssectional and comparative descriptive type, was composed of 100 women with postpartum depression and 100 healthy women selected by the sampling method used in cases where the number of universe of the World Health Organization is unknown. Descriptive Information Form, Edinburgh Postpartum Depression Scale and Maternal Attachment Scale were used as data collection tools. Findings: Mothers with postpartum depression were found to have lower maternal attachment levels than healthy mothers. Discussion: Developing mothers' early awareness of the risk of postpartum depression is important in terms of improving maternal attachment levels.Öğe Karl Marx’ın yönetim anlayışı ve günümüz sağlık yönetimine uygulanması(S. S. Sanitas Magisterium Eğitim Kooperatifi, 2019) Uzun, Belma; Yarar, OnurAmaç: Bu çalışmanın amacı Karl Marx’ın yönetim anlayışının günümüz sağlık sektöründeki yönetim anlayışına uygulanabilirliğinin tartışılmasıdır. Bu kapsamda Marx’ın teorik plandaki yönetimsel düşüncelerinin sağlık yönetimi üzerindeki etkileri olup olmadığı sorusuna da cevap aranmıştır. Yöntem: Bu çalışmada bilimsel araştırma yöntemi olarak nitel araştırma-literatür taraması tercih edilmiş, konu ile ilgili yerli ve yabancı akademik çalışmalar değerlendirilmiştir. Bulgular ve Sonuç: Çalışma kapsamında ele alınan kaynaklar incelendiğinde Marks’ın yönetim anlayışının mutlak manada günümüz sağlık sektöründe uygulanmasının mümkün olmadığını anlaşılmıştır. Ancak sosyal devlet ilkesinin gelişmesi bağlamında etkileyici unsur olabileceği ve sağlık yönetiminin kamu sağlığı boyutunu güçlendirebileceği sonucuna varılmıştır.Öğe Cultural differences in advertising: an example of Turkey and Australia tea ads(Sibel Kılıç, 2020) İri, AyşeCulture is the accumulation of knowledge that includes individuals' understanding of art, knowledge, traditions, and skills. The culture, which allows a society to differentiate between communities and individuals’ integration with others within their own community, has an important place in the field of advertising. In a globalized competitive environment, it is possible to see that the concept of culture, which has become the focal point of marketing and advertising studies, holds an integrative effect on society in advertising activities. In the planning and realization of marketing activities, the determination of a number of marketing strategies according to the cultural characteristics of the consumers is a necessity in the name of the brand in the globalized competition field. Advertising campaigns created by taking into consideration the cultural differences of consumers provide the convenience of reaching the brand's goals. The aim of this study is to investigate the example of the cultural differences in advertising in the context of cultural dimensions of Hofstede through tea ads. Geert Hofstede has important studies on concepts of culture, his model of cultural dimensions, explained in this paper. In addition, semantic and thematic aspects of tea advertisements will be examined and how the fictions will be analyzed. In the research, basic principles and concepts of semiotics approach will be determined. Sampling on tea ads was created with the “select” method. The reason for choosing tea advertisements is that tea is a plant grown in Turkey and has a cultural effect as. However, tea is one of the most important elements of Turkish culture. It is considered that the study is important in terms of shedding light on the researchers who will conduct research on the relationship between culture and advertising.Öğe Kinetic investigation of bronized 34CrAlNi7 nitriding steel(Istanbul Gedik University, 2019) Topuz, Polat; Aydoğmuş, Tuna; Aydın, ÖzlemIn this study, kinetic examinations of boronized 34CrAlNi7 Nitriding Steel samples were described. Samples were boronized in indirect heated fluidized bed furnace consists of Ekabor 1™ boronizing agent at 1123, 1223 and 1323 K for 1, 2 and 4 hours. Morphologically and kinetic examinations of borides formed on the surface of steel samples were studied by optical microscope, scanning electron microscope (SEM) and X-Ray diffraction (XRD). Boride layer thicknesses formed on the steel 34CrAlNi7 ranges from 46,6 ± 3,8 to 351,8 ± 15,2 ?m. The hardness of the boride layer formed on the steel 34CrAlNi7 varied between 1001 and 2896 kg/mm2. Layer growth kinetics were analyzed by measuring the extent of penetration of FeB and Fe2B sublayers as a function of boronizing time and temperature. The kinetics of the reaction has been determined with K=Ko exp (-Q/RT) equation. Activation energy (Q) of boronized steel 34CrAlNi7 was determined as 169 kj/mol.