Kadın hastalıkları ve doğum kliniklerinde yatan hastaların anksiyete düzeylerinin ve hemşirelik bakım kalitesi algılarının değerlendirilmesi

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2025

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İstanbul Gedik Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Bu araştırma kadın hastalıkları ve doğum kliniklerinde yatan hastaların anksiyete düzeylerinin ve hemşirelik bakım kalitesi algılarının değerlendirilmesi amacıyla kesitsel ve ilişki arayıcı tipte gerçekleştirilmiştir. Araştırma, Nisan 2024-Eyül 2024 tarihleri arasında İstanbul ili merkez ilçesinde yer alan bir eğitim ve araştırma hastanesinin kadın hastalıkları ve doğum kliniklerinde yatarak tedavi gören 400 hasta ile yürütülmüştür. Veriler "Hasta Tanıtım Formu", "Bakım Davranışları Ölçeği-24" ve "Beck Anksiyete Ölçeği" kullanılarak yüz yüze görüşme tekniği ile elde edilmiştir. Elde edilen veriler IBM SPSS Statistics Version 22.0 yazılımı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmaya katılan hastalar %29'la en fazla 31-40 yaş grubundadır. Hastaların %21'inn kronik hastalığının olduğu, %53,8'inin daha önce hastaneye yattığı, %66,0'ının bakımın yeterli olduğunu düşündüğü belirlenmiştir. Hastaların Bakım Davranışları Ölçeği-24 toplam puan ortalaması 3,588 ± 0,944, Beck Anksiyete Ölçeği toplam puan ortalaması ise 31,328 ± 17,668 olarak bulunmuştur. Bakım davranışları toplam puanı ile anksiyete toplam puanı arasında negatif bir ilişki olduğu (r=-0,092) ancak bu ilişkinin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı (p=0,065) görülmüştür. Alt boyutlar incelendiğinde, yalnızca güvence alt boyutunun anksiyete ile istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönde bir ilişki sergilediği tespit edilmiştir. Bakım davranışları ve anksiyete arasındaki ilişkiyi değerlendiren regresyon analizlerinde, genel bakım davranışlarının anksiyete üzerinde doğrudan bir etkisinin olmadığı, ancak güvence boyutunun anlamlı bir etki yarattığı görülmüştür. Araştırma bulgularına göre, hastaların bakım kalitesini genel olarak orta düzeyde algıladığı ve orta seviyede anksiyete yaşadığı belirlenmiştir. Ayrıca hastaların hemşirelere duyduğu güven arttıkça anksiyete seviyelerinin azaldığı sonucuna varılmıştır. Hasta bakımında güven odaklı yaklaşımların ve bireyselleştirilmiş bakım uygulamalarının önceliklendirilmesi hasta memnuniyetini ve psikolojik iyilik halini artırabilir. Bu doğrultuda, hemşirelik eğitim programlarında hasta ile iletişimde güven verme becerilerinin geliştirilmesi önem arz etmektedir.

This cross-sectional and correlational study was conducted to evaluate the anxiety levels and perceptions of nursing care quality of patients hospitalized in gynecology and obstetrics clinics. The study was conducted with 400 inpatients in the gynecology and obstetrics clinics of a training and research hospital located in the central district of Istanbul between April 2024 and September 2024. The data were obtained by face-to-face interview technique using the "Patient Introduction Form", "Caring Behaviors Inventory-24" and "Beck Anxiety Scale". The data obtained were analyzed using IBM SPSS Statistics Version 22.0 software. The patients who participated in the study were mostly in the 31-40 age group with 29%. It was determined that 21% of the patients had chronic diseases, 53.8% had been hospitalized before, and 66.0% thought that the care was adequate. The mean total score of the Care Behaviors Scale-24 was found to be 3.588 ± 0.944 and the mean total score of the Beck Anxiety Scale was found to be 31.328 ± 17.668. It was observed that there was a negative relationship between the total score of care behaviors and the total score of anxiety (r=-0.092), but this relationship was not statistically significant (p=0.065). When the sub-dimensions were analyzed, it was found that only the assurance sub-dimension showed a statistically significant and negative relationship with anxiety. In regression analyses evaluating the relationship between care behaviors and anxiety, it was found that general care behaviors did not have a direct effect on anxiety, but the reassurance dimension had a significant effect. According to the findings of the study, it was determined that patients generally perceived the quality of care at a moderate level and experienced moderate anxiety. It was also concluded that anxiety levels decreased as patients' trust in nurses increased. Prioritizing trust-oriented approaches and individualized care practices in patient care can increase patient satisfaction and psychological well-being. In this direction, it is important to develop reassurance skills in communication with patients in nursing education programs.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Kadın Hastalıkları, Anksiyete, Bakım Kalitesi, Hemşirelik, Gynecology, Anxiety, Quality of Care, Nursing

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye