Öz-bilinç düzeyinin, varoluşsal pişmanlığa etkisi ve yaşam anlamının moderatör rolünün incelenmesi
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu çalışma, bireylerin öz-bilinç alt boyutlarının (kendini düşünme, içsel öz- farkındalık, stil bilinçliliği, görünüm bilinçliliği ve sosyal anksiyete) varoluşsal pişmanlık üzerindeki etkilerini ve yaşam anlamının iki alt boyutunun (mevcut anlam ve anlam arayışı) bu ilişkilerde aracılık ve düzenleyici rollerini çok boyutlu olarak incelemeyi amaçlamıştır. Araştırma, 18–62 yaş aralığında, farklı sosyo-demografik özelliklere sahip 227 yetişkin bireyden çevrimiçi anket yöntemiyle veri toplanarak gerçekleştirilmiştir. Ölçüm araçları olarak Öz-Bilinç Ölçeği, Çok Boyutlu Varoluşsal Pişmanlık Envanteri ve Yaşam Anlamı Ölçeği'nin Türkçe uyarlamaları kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım göstermediği Kolmogorov-Smirnov testi ile belirlenmiş; analizlerde Spearman korelasyonu ve çoklu regresyon teknikleri uygulanmıştır. Tanımlayıcı istatistiklerde, katılımcıların yaş ortalaması 33,70 olarak bulunmuştur. Öz-bilinç alt boyutlarında en yüksek ortalama içsel öz-farkındalık (X ̄ = 15,12), varoluşsal pişmanlık alt boyutlarında ise iç mücadele (X ̄ = 57,81) olarak saptanmıştır. Çoklu regresyon analizinde yalnızca stil bilinçliliği alt boyutunun anlamlı negatif yordayıcı olduğu ve toplam varyansın %7,8'ini açıkladığı belirlenmiştir (β = −0,31, p = ,001). Basit regresyon analizlerinde ise stil bilinçliliği ve sosyal anksiyetenin negatif, içsel öz-farkındalığın ise sınırlı pozitif yordayıcı etkileri olduğu görülmüştür. Spearman korelasyon sonuçları da bu ilişkileri desteklemiştir. Aracılık analizlerinde, mevcut anlam alt boyutunun içsel öz-farkındalık yoluyla pişmanlığı azaltıcı; stil bilinçliliği ve sosyal anksiyete yoluyla ise pişmanlığı artırıcı dolaylı etkileri olduğu ortaya konmuştur. Buna karşılık, anlam arayışının aracılık rolü istatistiksel olarak doğrulanmamıştır. Düzenleyici analizlerde de mevcut anlam ve anlam arayışı alt boyutlarının moderatör etkileri bulunmamıştır. Bu bulgular, özellikle stil bilinçliliğinin dışa dönük benlik farkındalığı aracılığıyla pişmanlık duygusunu düzenlemede önemli bir rol oynayabileceğini göstermektedir. İçsel ruminasyon eğilimlerinin ise yaşam anlamı desteğinin yetersiz olduğu durumlarda pişmanlık duygusunu artırabileceği anlaşılmıştır. Ayrıca demografik analizler, eğitim düzeyi ve gelir grubunun varoluşsal pişmanlık puanlarıyla anlamlı ilişki gösterdiğini ortaya koymuştur. Yüksek eğitim ve yüksek gelir düzeyine sahip katılımcıların daha yüksek pişmanlık puanları gözlemlenmiştir. Bu kapsamda, çalışmanın bulguları, klinik uygulamalarda öz-bilinç ve yaşam anlamı boyutlarına yönelik yapılandırılmış müdahalelerin önemine dikkat çekmektedir.
This study aimed to examine the effects of individuals' self-consciousness sub- dimensions (self-reflection, internal self-awareness, style consciousness, appearance consciousness and social anxiety) on existential regret and the mediating and moderating roles of two sub-dimensions of meaning in life (current meaning and search for meaning) in these relationships in a multidimensional manner. The study was conducted by collecting data from 227 adults with different socio-demographic characteristics, aged between 18 and 62, using an online survey method. The Turkish adaptations of the Self-Consciousness Scale, the Multidimensional Existential Regret Inventory and the Meaning in Life Scale were used as measurement tools. The Kolmogorov-Smirnov test was used to determine that the data did not show a normal distribution; Spearman correlation and multiple regression techniques were applied in the analyses. In descriptive statistics, the mean age of the participants was found to be 33.70. In the self-consciousness sub-dimensions, the highest mean was found to be internal self-awareness (X ̄ = 15.12), and in the existential regret sub-dimensions, internal struggle (X ̄ = 57.81). In the multiple regression analysis, it was determined that only the style consciousness sub-dimension was a significant negative predictor and explained 7.8% of the total variance (β = −0.31, p = .001). In the simple regression analyses, it was seen that style consciousness and social anxiety had negative predictive effects, while internal self-awareness had limited positive predictive effects. Spearman correlation results also supported these relationships. In the mediation analyses, it was revealed that the current meaning sub- dimension had indirect effects on reducing regret through internal self-awareness and increasing regret through style consciousness and social anxiety. In contrast, the mediation role of the search for meaning was not statistically confirmed. In the moderation analyses, the current meaning and search for meaning sub-dimensions were not found to have moderator effects. These findings indicate that especially style consciousness may play an important role in regulating the feeling of regret through external self-awareness. It was understood that internal rumination tendencies may increase the feeling of regret in cases where the support for meaning in life is insufficient. In addition, demographic analyses revealed that education level and income group showed a significant relationship with existential regret scores. Higher regret scores were observed in participants with higher education and higher income levels. In this context, the findings of the study draw attention to the importance of structured interventions targeting the dimensions of self-awareness and meaning in life in clinical practices.











