A case study of cyanide gold mining: the iliç landslide analysis from the perspective of ecocide and international law
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
This study evaluates the incident associated with cyanide gold mining, and the ecological disasters that have occurred and/or may arise as a consequence, analyzed through the lens of international law and in terms of cross-border regulations. This evaluation will consider the inclination of international public opinion to characterize ecocide as an international and universal crime, particularly in recent years. This perspective examines the potential for preventing cyanide gold mining activities through international legal regulations concerning ecocide and ecocide crimes. It analyzes the disaster resulting from the 2024 inicdent at the cyanide gold mining site in İliç, Erzincan/Türkiye. This discussion explores the potential for international liability arising from aggressive, risky, and hazardous mining activities. Cyanide gold mining poses significant risks to the planet and its ecosystems, underscoring the necessity for robust environmental protection regulations. The definition and acceptance of ecocide as a universal crime has emerged as a significant phenomenon in this context.
Bu çalışmada siyanürlü altın madenciliği ve madencilik faaliyeti sırasında meydana gelen kaza ve bu kazaya bağlı olarak oluşan ve/veya oluşabilecek ekolojik felaketlerin uluslararası hukuk açısından ve sınıraşan düzenlemeler bakımından değerlendirilmesinin yapılması amaçlanmaktadır. Elbette bu değerlendirme yapılırken son yıllarda ekokırımın uluslararası ve evrensel bir suç olması yönünde veya evrensel bir suç olarak tanımlanması hususunda uluslararası kamuoyunda oluşan eğilimin de göz önünde bulundurulması hususu özel olarak dikkate alınmaktadır. Bu perspektifte; ekokırım ve ekokırım suçların (olası) bir uluslararası hukuk düzenlemesine dönüşmesi olgusu gözetilerek, Erzincan, İliç/ Türkiye’de 2024 yılında siyanürlü altın madencilik faaliyetinin yapıldığı madende gerçekleşen kaza sonucu ortaya çıkan felaketin analizi ile siyanürlü altın madenciliği faaliyetinin hem uluslararası hukuk hem de ekorkırım suçlar bakımından durumu tartışılmaktadır. Bu tartışmaya bağlı olarak; agresif, riskli ve tehlikeli madencilik faaliyetlerinden doğması muhtemel uluslararası sorumluluk halleri de doğal olarak tartışılmaktadır.Siyanürlü altın madenciliğinin yarattığı risk ve ekolojik felaketlerin gezegeni ve ekosistemini tehdit etmesinden ötürü, bu alanda etkili gezegen ve doğa dostu koruyucu düzenlemelere ihtiyaç olduğu ve bu bağlamda ekokırımın evrensel bir suç olarak tanımlanması ve kabul edilmesi hususlarının önemli bir olgu olarak ortaya çıktığı görülmektedir.











