TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Yayın Artificial intelligence anxiety among employees: the moderating role of resistance to change in the effect of AI anxiety on innovative behavior(ADAMOR Toplum Araştırmaları Merkezi, 2025) Özdemir, İsmailArtificial intelligence (AI), which offers significant opportunities today, has fundamentally impacted numerous elements, from the way businesses operate to the employee profile. While AI contributes to growth through its efficiency, speed, and cost advantages, these developments also create anxiety, unease, and worry in many employees. On the other hand, individuals with high levels of innovative behavior are expected to perceive AI as an opportunity rather than a threat and experience less anxiety. However, the level of psychological resistance employees develop against technological transformation in organizations influences this relationship. This research aims to analyze how anxiety about AI affects innovative behavior and to examine the moderating effect of resistance to change within this dynamic. It focuses on employees in financial services, technology, manufacturing, and service sector organizations operating in Istanbul. No previous research has been found in the literature that addresses these three concepts together. The study used demographic information from 281 participants and data obtained through a survey consisting of three different scales. Descriptive statistics, reliability analysis, validity, normality assessment, Pearson correlation analysis, and regression analysis were applied to analyze the data. The study results revealed that AI anxiety had a significantly negative effect on employees' innovative behavior (β = -0.54, p < 0.001), resistance to change served as a moderator in the relationship between AI anxiety and innovative behavior (β = -0.09, p = 0.121), and financial services and technology sectors exhibited higher AI anxiety (M = 3.45, M = 3.38) than manufacturing (M = 2.98) and service (M = 3.12) sectors.Yayın Yapay zekâ okuryazarlığının kişisel başarı ve kariyer kararlılığına etkisinin araştırılması: lise öğrencileri örneği(Akademik Bilişim Vakfı, 2025) Özer, Tuğba; Suvay Eker, HalimeYapay zekâ, günümüzde hızla gelişmekte olan ve pek çok alanda etkisini gösteren önemli bir teknolojidir. Eğitim, sağlık ve kurumsal sektör gibi çeşitli alanlarda köklü değişiklikler gerçekleştiren yapay zekâ, bireylerin kişisel başarı ve kariyer tercihleri üzerinde de belirleyici bir rol oynayabilmektedir. Bu araştırmada lise öğrencilerinin yapay zekâ okuryazarlık düzeylerinin kişisel başarı ve kariyer kararlılığı üzerindeki etkisini belirlemek amaçlanmış, bununla birlikte yapay zekâ okuryazarlığının demografik değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır. Dört bölümden oluşan anket aracılığı ile Antalya ilindeki 472 lise öğrencisinden toplanan veriler sırasıyla doğrulayıcı faktör analizi, yapısal eşitlik modellemesi ve parametrik olmayan testler ile analiz edilmiştir. Alınan sonuçlarda, yapay zekâ okuryazarlığının hem kişisel başarı hem de kariyer kararlılığı ile anlamlı ve pozitif ilişkiler içinde olduğu görülmüştür. Ayrıca, yapay zekâ okuryazarlığı cinsiyet, yaş ve lise türüne göre farklılık göstermezken, sınıf düzeyi ve internet kullanım sıklığına göre anlamlı farklılıklar göstermiştir.Yayın Yabancı müdahale / etki ajanlığı suçuna ilişkin taslak düzenlemelerin ceza hukukunun ilkelerine ve anayasa’ya uygunluğunun değerlendirilmesi(Beta Dergi, 2025) Yetkin, ErdiKamuoyunda “Etki Ajanlığı”, mukayeseli hukukta ise “Yabancı Müdahale” olarak adlandırılan, ilk olarak “Diğer Faaliyetler”, son olarak ise “Devletin Güvenliği veya Siyasal Yararları Aleyhine Suç İşleme” başlığıyla Türk Ceza Kanunu’na (TCK) eklenmesi öngörülen 339/A düzenlemesi, kamuoyunda önemli ölçüde tartışmaya sebebiyet vermiştir. Suç taslağı, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Adalet Komisyonu’nda görüşülmüşse de TBMM Genel Kurulu’nun önüne gelmeden geri çekilmiştir. Bununla birlikte kamuoyunun gündemini meşgul eden yabancı müdahale veya etki ajanlığı suçuna dair yakın gelecekte yeniden bir yasama sürecinin başlatılması sürpriz olmayacaktır. Bu çerçevede bu çalışma ile meseleye ilişkin hâlihazırdaki ve gelecekteki tartışmalara katkı sağlamak amacıyla önceki norm taslakları ceza hukukunun ilkelerine ve Anayasa’ya uygunlukları yönlerinden incelenmektedir.Yayın Türkiye’de öğrenim gören uluslararası öğrencilerin sağlık hizmet deneyimlerinin belirlenmesine yönelik bir ölçek geliştirme çalışması(Ankara Düşünce ve Araştırma Merkezi İktisadi İşletmesi, 2025) Karagöz, Yalçın; Karaşin, Yusuf; Ateş, MehmetBu çalışmanın amacı, Türkiye’de öğrenim gören uluslararası öğrencilerin sağlık hizmet deneyimlerini belirleyen bir ölçüm aracının geliştirilmesidir. Bu amaç doğrultusunda İstanbul ilindeki devlet ve vakıf üniversitelerinde öğrenim görmekte olan 233 uluslararası öğrenciye ulaşılmıştır. Çalışma kapsamında ölçek geliştirme sürecindeki adımlar takip edilmiştir. Bu kapsamda ilk olarak literatür taraması yapılmış, buradan hareketle kavramsal yapı oluşturulmuştur. Kavramsal yapıdan yola çıkılarak da 33 ifadeden oluşan taslak ölçek oluşturulmuştur. Uzman görüşü ve pilot çalışma yapılmasının ardından 10 ifade taslak ölçek dışında bırakılmıştır. Kalan 23 ifade örneklem grubuna uygulanmıştır. Çalışma kapsamında toplanan verilere ilk olarak açıklayıcı faktör analizi uygulanmıştır. Analiz sonucunda 23 ifade ve 7 boyuttan oluşan bir yapı ortaya çıkmıştır. Bu yapının teyit edilmesi için doğrulayıcı faktör analizi uygulanmıştır. Yapılan analiz sonucunda elde edilen modelin verilere mükemmel seviyede uyum sağladığı tespit edilmiştir. Geliştirilen ölçeğin benzer çalışmalara öncü olup rehberlik etmesi beklenmektedir.Yayın TRimCapS: makine öğrenmesi ile Türkçe dilindeki görüntü alt yazılarını sınıflandırma sistemi(İstanbul Ticaret Üniversitesi, 2025) Pınar, Merve; Yılmaz, Esra; Çıplak, Zeki; Altınel Girgin, Ayşe BernaDijital medyanın yaygınlaşmasıyla görüntü ve video içeriklerinin analizi önem kazanmıştır. Ancak, Türkçe alt yazı sınıflandırması, dilin yapısal zorlukları ve sınırlı veri kümeleri nedeniyle büyük bir araştırma sorunu oluşturmaktadır. Bu sorunu ele almak için TasvirEt, Flickr30k ve MS COCO veri kümeleri birleştirilerek 114.566 görüntü ve 588.867 Türkçe alt yazı içeren ImCapTR veri kümesi oluşturulmuştur. Önerilen TRimCapS sisteminde, alt yazılar TF-IDF, CountVectorizer ve GloVe ile vektörleştirilmiş, K-Means ve Latent Dirichlet Allocation kullanılarak kategorize edilmiştir. Özellik seçimi bilgi kazancı, ki-kare, Fisher skoru, karşılıklı bilgi ve temel bileşenler analizi yöntemleriyle gerçekleştirilmiştir. Çeşitli makine öğrenimi ve derin öğrenme modelleriyle yapılan sınıflandırma deneylerinde, CountVectorizer ve BERT kombinasyonu %98,84 doğruluk oranı ile en iyi sonucu vermiştir. Bilgi kazancı ve temel bileşenler analizi, diğer yöntemlere göre daha yüksek performans göstermiştir. Bu çalışma, Türkçe alt yazı sınıflandırması konusunda en kapsamlı deney sonuçlarını sunan ve oluşturulan veri kümesini araştırmacıların erişimine açan ilk çalışmadır.Yayın Transformation of historical and spatial identity in the process of repurposing: the case of Cendere art museum(2025) Yıldız, Neslihan; Kılıçaslan, MertThe adaptive reuse of industrial buildings is of great importance in terms of preserving industrial heritage and ensuring spatial continuity in the process of rapid urbanization. This study analyzes the conversion of the former Cendere Water Pumping Station, an important industrial building located in Sarıyer, Istanbul, and built in 1902, into the Cendere Art Museum. Following a comprehensive restoration and adaptive reuse process, the building reopened as a museum on October 24, 2022. The primary objective of this research is to critically analyze, through a single case study, the demonstrable impact of adaptive reuse on the spatial and functional character of a historic industrial building. The research specifically examines the interaction between the reuse process, spatial identity transformation, and cultural sustainability within the framework of the Cendere Art Museum. To address this, a unique evaluation framework integrating six key parameters derived from the literature was developed and applied. This holistic model is designed to systematically analyze the multi-layered transformation of spatial identity. The study employs a qualitative methodology. Primary data collection tools included site observations (conducted across three distinct dates in 2024), visual documentation analysis, and a SWOT analysis whose rigor was enhanced through data triangulation. The structure was assessed based on six main spatial parameters: structural features, functional compliance, lighting and air conditioning, historical and aesthetic values, contextual integration, and technological infrastructure. The collected data were analyzed under the themes of spatial identity, the adaptive reuse process, and cultural sustainability. The adaptive reuse process contributed to the continuity of spatial memory by preserving original industrial elements, such as the facade form and the load-bearing system. High ceilings and wide spans provided crucial spatial flexibility for exhibitions and events. However, modern additions, such as glass facade extensions and certain interior modifications, were found to have partially detracted from aesthetic coherence. The structure's conversion into a social gathering space (including a library and workshops) made a positive contribution to cultural sustainability by integrating historical heritage into public use scenarios. The developed six-parameter methodological model provided a strategic framework for the systematic identification of the building's strengths and weaknesses. The study demonstrates that adaptive reuse can transform historical buildings into a dynamic presence that meets contemporary needs while preserving their spatial identity. The proposed multi-dimensional analysis model is considered a valid tool for re- evaluating cultural heritage structures based on principles of spatial sustainability and contextual sensitivity. Future research is recommended to focus on collecting quantitative data on aspects such as user satisfaction, energy performance, and social dimensions to enable a more in-depth analysis of spatial identity.Yayın Ticarileşmenin mutfak kültürüne yansımaları: Abhaz mutfağı(2025) Diken Çolak, Büşra; Yarmacı Güvenç, NihanMutfak kültürlerinin şekillenmesinde etkili olan göç, Türk mutfağının gelişimini de etkilemiştir. Bunlardan biri de yerli kültürle etkileşimde olmasına rağmen kendi kültürel kimliklerini kaybetmeden sonraki nesillere aktaran Abhazlardır. Mutfak mirasının bütünlüğünün korunmasında ticarileşme faaliyetleri tehdit olarak görülmektedir. Bu bağlamda çalışmanın amacı, İstanbul’daki Abhaz restoranları üzerinden ticari faaliyetlerin Abhaz mutfak kültürü üzerindeki etkisini tespit etmektir. Çalışmada nitel araştırma yönteminden yararlanılmış olup araştırma deseni olarak kültür analizi kullanılmıştır. Çalışmanın evreni, İstanbul’da Abhaz mutfağı alanında hizmet veren restoran işletmeleridir. Örnekleminin belirlenmesinde amaçlı örneklem yöntemlerinden ölçüt örneklem yöntemi kullanılmıştır. İstanbul’da Abhaz mutfağı sunan iki farklı restoran işletmesi ile 14 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme soruları ile elde edilen veriler doğrultusunda ticarileşmenin Abhaz mutfağı sunan işletmelerde yarattığı değişimler; geleneksel ürün değişimi, coğrafi etkiye göre değişim, geleneksel yemek adı değişimi ve tüketici damak tadına göre değişim olmak üzere kategorilere ayrılmıştır. Ayrıca İşletmelerde sevilerek tüketilen geleneksel Abhaz yemekleri arasında Haluj, Abısta, Akudrışşı ve Aktuı Sızbal’ın yer aldığı Acıka’nın ise Abhaz mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden biri olduğu sonucuna varılmıştır.Yayın SWARA yöntemi ile işletmede mesleki eğitim yeri seçim kriterlerinin değerlendirilmesi: örnek bir araştırma(Dokuz Eylül Üniversitesi, 2025) Suvay Eker, Halimeİşletmede mesleki eğitim, üniversitede bölümlerin müfredatında yer almaya başlamış, öğrencilere derslerini pratiğe dökebilme, iş yaşamına yönelik deneyim kazanma ve ağ oluşturma gibi birçok avantaj sağlamaktadır. Ancak, lisans düzeyindeki öğrencilerin işletmede mesleki eğitim yeri bulma sürecinde karşılaştıkları zorlukların ve bu sürecin etkinliğini artırmaya yönelik faktörlerin literatürde yeterince ele alınmadığı görülmüştür. Bu çalışmada, bir vakıf üniversitesinin Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümünde öğrenim gören son sınıf öğrencilerinin işletmede mesleki eğitim sürecine ilişkin deneyimlerinin ve işletme seçim kriterlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçtan hareketle öğrencilere bu süreçteki deneyimleri açık uçlu sorularla, işletme seçerken öncelik verdikleri kriterler işletmede mesleki eğitim yeri seçim kriterleri ağırlıklandırma ölçeği ile sorulmuştur. Açık uçlu soruların içerik analizi ile analizinde, öğrencilerin eğitim yeri bulmak için çoğunlukla Kariyer.net ve LinkedIn'i kullandıkları, üniversiteleri tarafından desteklendiklerini hissettikleri, departmanlarından memnuniyet duydukları, gelecekteki stajyerlere eğitim yerini erken aramaya başlamalarını ve ısrarcı olmalarını tavsiye ettikleri ortaya çıkmıştır. Devamında kriter ölçeği SWARA yöntemi ile analiz edildiğinde, kariyer fırsatı (0.168) en önemli kriter olurken, güvenlik (0.040) en az önemli kriter olmuştur.Yayın In vitro investigation of the therapeutic effects of coriander powder extract in the detoxification of Pb and Cd exposure(Istanbul Gelisim University, 2025) Nizamlioğlu, Fatma; Öncel, Hasan UğurAim: This study was conducted to investigate the effect of coriander seed powder extract on the chelation rate of cadmium (Cd) and lead (Pb) in saliva, stomach and intestine using an in vitro digestion model. Method: The method recommended by the Dutch National Institute for Public Health and the Environment (RIVM) was used as an in vitro digestion model. 5 different concentrations (50, 100, 200, 300 and 500 mg) of coriander and garlic powder extracts, to which 100 ppm Cd and Pb were added, were digested in saliva, stomach and intestine. Cd and Pb ratios in each medium were measured by ICP- OES device. Results: As the amount of coriander (50, 100, 200, 300 and 500 mg) increased, the bioavailability of Cd similarly decreased in saliva to 73.09%, 69.72%, 68.86%, 69.71% and 64.70%, respectively, in the stomach environment to 35.93%, 38.40%, 38.46%, 37.06% and 34.44%, and in the intestinal environment to 16.45%, 15.09%, 11.89%, 4.69% and 3.70%. The bioavailability of Pb decreased in saliva to 72.72%, 67.16%, 69.46%, 68.31% and 64.06%, respectively, in the stomach it decreased to 37.50%, 35.97%, 37.07%, 34.93% and 33.81% respectively, and in the intestine it decreased to 16.83%, 14.94%, 9.86%, 4.26% and 3.10% respectively. Coriander was found to be effective in reducing the bioavailability of both Pb and Cd. In the medium-based comparison, the availability of Cd was highest in saliva and lowest in the intestine. In coriander extracts, Cd availability was significantly reduced compared to the control group (p < 0.01). A statistically significant decrease in availability was detected as the concentration increased (p < 0.01). In the medium-based comparison, the bioavailability of Pb was highest in saliva and lowest in the intestine. A significant decrease in the bioavailability of Pb was detected. Conclusion: This study has demonstrated that coriander possesses the capacity to bind cadmium and lead in an in vitro digestion model. Furthermore, this study has determined that coriander can be used as an alternative to chemical chelators (e.g. D-penicillamine) that may be harmful to the body in cases of chronic heavy metal exposure. Therefore, as an alternative, it is recommended to regularly provide coriander tablets or coriander consumption to prevent Cd and Pb exposure.Yayın Ön üretimli deprem konutlarında yapım sistemi ve malzeme seçim ölçütlerinin DEMATEL analiz ile incelenmesi(2025) Cüre, Gamze Nur; Kolbay, Sevda DuyguDepremler, kısa sürede çok sayıda konut üretimini gerektiren afetlerdir. Bu süreçte ön üretimli yapım sistemleri, geçici konut çözümlerini hızlı ve organize biçimde sağlayabilmektedir. Ancak bu yapılar, çoğunlukla standart üretim tekniklerine dayandığından bulundukları çevresel koşullara uyum, yerleşme dokusuyla bütünleşme ve kullanıcı gereksinimlerine yanıt verme açısından yetersiz kalmaktadır. Bu çalışmada, farklı dönem ve coğrafyalarda uygulanmış ön üretimli yapı örnekleri üzerinden, yapım sistemi ve malzeme seçim ölçütleri incelenmiş; karar verme sürecinde etki ağırlığı sınanmıştır. Yapı tasarımını etkileyen çok sayıda değişkenin birbirleriyle ilişkisel düzeyde analiz edilebilmesi amacıyla DEMATEL yöntemi kullanılmış ve kriterler arası etkileşimsel bağıntılar değerlendirilmiştir. Bu hedefle öncelikle uygulama örneklerine ilişkin tasarım verileri toplanmış, ardından yapım sistemi ve malzeme seçimini etkileyen etkenleri belirlemeye yönelik analiz süreci yürütülmüştür. DEMATEL tekniğiyle elde edilen bulgular doğrultusunda, afet sonrası barınma yapılarının sadece dayanıklılık ve hız gibi teknik ölçütlerin yanı sıra bağlama uyum, çevresel sürdürülebilirlik, yeniden kullanım potansiyeli gibi çok boyutlu ölçütlerin tasarım sürecinde etkin ağırlık oranları incelenmiştir. Böylece, afet sonrası yapı üretiminde bütüncül karar verme süreçlerine yönelik stratejik ilkeler ortaya konmuştur.Yayın Muscle weakness, proprioceptive deficits, and postural stability in unilateral knee osteoarthritis: a comparative analysis of affected and unaffected limbs(Hacettepe University, 2025) Bozgeyik Bağdatlı, Sibel; Yavuz, Duru Ceren; Çelebi, Ezgi; Yıldız, Adalet ElçinObjective: This study aimed to investigate quadriceps and hamstring muscle strength, postural stability, proprioceptive sense, and weight-bearing asymmetry between the affected and unaffected lower limbs in patients with unilateral knee osteoarthritis (OA). Materials and Methods: A total of 79 patients (70 women, nine men; mean age 61.08 ± 6.28 years) diagnosed with unilateral knee OA according to the Kellgren-Lawrence classification were included. Demographic and clinical characteristics were recorded. Pain intensity was assessed using the Visual Analog Scale, and functional status was evaluated with the Western Ontario and McMaster Universities Osteoarthritis Index (WOMAC). Muscle strength was measured with a manual muscle dynamometer, proprioception with joint position sense tests at different knee flexion angles, and postural stability using a force platform under both eyes-open and eyes-closed conditions. Weight-bearing distribution during bilateral stance was also evaluated. Results: Quadriceps and hamstring strength were significantly lower in the affected limb compared to the unaffected side (p 0.001). Weight-bearing on the affected limb was reduced under both eyes-open and eyes-closed conditions (p 0.001). However, no significant interlimb differences were observed in postural stability parameters or proprioceptive accuracy at any tested angles (p > 0.05). Additionally, patients demonstrated a significant asymmetry in load transfer during bilateral stance, favoring the non-affected limb. Conclusion: Patients with unilateral knee OA exhibit reduced muscle strength and weight-bearing capacity in the affected limb, along with asymmetrical load distribution during stance. These findings highlight the importance of addressing weight-bearing asymmetry and muscle weakness in early rehabilitation programs to prevent further functional deterioration and disease progression.Yayın Hemşirelerin kronemik (zamansal iletişim) algıları ve etkileyen faktörlerin incelenmesi(Gümüşhane Üniversitesi, 2025) Bakanoğlu Kalkavan, Emek; Şahin, Elif Nur; Dilek, EsranurAmaç: Araştırma, hemşirelerin kronemik algıları ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel tipteki bu araştırmanın örneklemini 01 Mart-31 Temmuz 2023 tarihleri arasında aktif olarak çalışan 411 hemşire oluşturmuştur. Veriler, bireysel özellikleri içeren kişisel bilgi formu, Kronemik Algısı Ölçeği ile online ve yüz yüze anket tekniği kullanılarak toplanmıştır. Veriler SPSS 22,0 paket programında analiz edilmiştir. Bulgular: Araştırmaya katılan hemşirelerin %92,7’si kadın, %51,8’i lisans mezunu, %42,8’si özel hastanede ve %45,0’i yatan hasta katında çalışmaktadır. Hemşirelerin Kronemik Algısı Ölçeği’nden aldıkları “Kronemik Algısı Genel” puan ortalaması orta seviyede bulunurken, ölçek alt boyutlarından “Statü ve Güç Mesafesi” ortalaması orta, “Kronemik Bilinci” ortalaması zayıf, “Kronemik Algısı, “Monokronik Polikronik Zaman” ve “Kültür Etkisi” ortalamaları yüksek olarak saptanmıştır. Hemşirelerde cinsiyet, öğrenim durumu, çalışılan kurum, çalışma arkadaşlarından memnuniyet, zaman yönetimi, zaman yönetiminin hemşire verimliliği ile ilişkisi, çalışırken zamanın iletişimi etkilediğini düşünme ve hasta özelliklerinin iletişimi etkilemesi görüşü ile ölçek alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklar saptanmıştır (p<0,05). Sonuç: Zaman, hemşirelik mesleğinde sağlık bakım kalitesini etkilemesi nedeniyle çok değerli bir kaynaktır. İletişim ise hemşirelik bakımını sunmada hemşirelik sürecinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu çalışma ile, hemşirelikte iletişim kurmada zamanın bir araç olarak kullanılmasının önemi vurgulanmıştır.Yayın Energy efficiency analysis with data obtained from aluminum melting factory(TESPAM, 2025) Şengül, Azat Yakup; Canci Matur, UtkuIn the Industry 4.0 revolution, which first emerged in Germany, the primary goal has been to increase production efficiency using Internet of Things (IoT) technology. Industry 4.0 is positioned to serve as a bridge in the triangle of people, processes, and technology. Here, the human is referred to as the user, the process as the organizational structure, and technology as software and hardware. The "Automation Pyramid," which has come to the forefront with Industry 4.0, has been defined as the general framework for establishing these bridges. With the increased product variety brought by Industry 4.0, the energy consumed in production facilities has also started to show upward variability. At the same time, rising unit energy costs have encouraged factories to work on energy efficiency. Industry 4.0 aims to digitize factories. With this digitalization, data (production data, energy data) is collected from the production site independently of human statements. The data obtained not only guide factory improvement efforts but also enable the creation of plans for the efficient use of energy in production work orders. In this study, the change over the years in the impact of improvement efforts on energy efficiency in a factory where data was collected from the production site has been evaluated.Yayın Endüstriyel makinelerin arıza durumlarına göre segmentasyonu: K-means ve fuzzy C-means algoritmaları ile RFM analizi(Gazi Üniversitesi, 2025) Canlı, Hikmet; Varıcı, SenaBu çalışma makinelerin segmentasyonunu, bakım ve arıza kayıtlarına dayalı olarak RFM analizi ile değerlendirdikten sonra K-means ve Fuzzy C-means kümeleme algoritmaları kullanarak değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Her bir makinenin arıza geçmişi makinelerin bakım ve arıza verileri analiz edilerek incelenmiştir. Makinelerin segmentasyonunu değerlendirmek amacıyla Arıza Frekansı, Toplam Arıza Süresi ve Son Arıza zamanı gibi parametreler kullanılmıştır. Bu parametreler, müdahale edilmesi gereken makinelerin belirlenmesini ve makinelerin operasyonel sağlık durumlarını anlaşılmasını sağlamıştır. Makine verileri üzerinde RFM analizi uygulandıktan sonra K-means ve Fuzzy C-means algoritmaları kullanılarak kümeleme yapılmıştır. Bu çalışma, makinelerin bakım süreçlerini optimize etmek, arıza eğilimlerini daha doğru tahmin etmek, operasyonel verimliliği artırmak ve maliyetleri düşürmek için veri odaklı bir yaklaşım sunmaktadır. Çalışma sonuçları David-Bouldin Index, Dunn Index, Calinski- Harabasz Index gibi metrikler kullanılarak kıyaslanmış ve en iyi kümelemeyi yapan algoritma seçilmiştir. Sonuçlar, makinelerin segmentlere ayrılmasını ve her segment için özel bakım ve iyileştirme stratejilerinin geliştirilmesini sağlamaktadır.Yayın Ego sörfü tutumunun belirlenmesine yönelik bir ölçek geliştirme çalışması: akademik personel örneği(Dicle Üniversitesi, 2025) Duman, Ayşegül; Karaşin, Yusuf; Karagöz, YalçınBu çalışmanın amacı, ego sörfü tutumunun belirlenmesine yönelik bir ölçüm aracının geliştirilmesidir. Bu doğrultuda örneklem kapsamına Türkiye’de akademik personel olarak hizmet sunan 552 kişi alınmıştır. Çalışma kapsamında, kavramsal yapının oluşturulup buna bağlı olarak taslak ölçeğin oluşturulması, uzman görüşü alınması ve pilot çalışmanın yapılması, örneklem grubuna ulaşılması ve veri analizi aşamalarını içeren ölçek geliştirme süreci uygulanmıştır. Veri analizinde ilk olarak açıklayıcı faktör analizi uygulanmış olup, 4 faktör 15 ifadeden oluşan bir yapı tespit edilmiştir. Faktörlere, altında toplanan ifadeleri en iyi açıklayacak şekilde “Tatmin”, “Arayanları Merak”, “Bilinirlik” ve “Öne Çıkma Arzusu” isimleri verilmiştir. Tespit edilen bu yapının doğruluğunun tespit edilmesi için doğrulayıcı faktör analizi uygulanmıştır. Yapılan her iki analiz sonucunda modelin uyum geçerliliği olduğu tespit edilmiştir. Geliştirilen ölçeğin, ego sörfü tutumunun ölçülmesinde geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğu tespit edilmiştir. Konu ile ilgili olarak daha önce geliştirilmiş bir ölçüm aracına rastlanmamıştır. Bu durum bu çalışmanın özgün yanını oluşturmaktadır. Ölçeğin ego sörfü davranışında bulunma ihtimali olan meslek gruplarında kullanılabileceği, bu konuda alana rehberlik edeceği öngörülmektedir.Yayın Duygusal emek ve iş tatmini: seramik sektöründe ampirik bir araştırma(İstanbul Nişantaşı Üniversitesi, 2025) Özdemir, İsmailBu çalışma, İstanbul ilindeki seramik sektörü çalışanlarının duygusal emek ve iş tatmini algıları arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Günümüz rekabetçi iş ortamında, çalışanların duygusal ifadelerini işin gerekliliklerine göre düzenlemesi anlamına gelen duygusal emek, hem çalışanların psikolojik iyi oluşları hem de iş tatminleri üzerinde önemli etkilere sahiptir. İş tatmini ise, örgütsel performans ve çalışan bağlılığı açısından kritik bir faktördür. Bu araştırmada, 358 seramik sektörü çalışanından elde edilen veriler kullanılarak korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Bulgular, duygusal emek ile iş tatmini arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğunu göstermektedir (r = 0.254, p < 0.001). Ayrıca, demografik değişkenlerin (cinsiyet, eğitim düzeyi, medeni durum ve iş pozisyonu) iş tatmini üzerinde anlamlı etkilere sahip olduğu tespit edilmiştir. Moderasyon analizi sonuçları, iş tecrübesinin duygusal emek ve iş tatmini arasındaki ilişkide düzenleyici rol oynadığını ortaya koymuştur. Bu çalışma, seramik sektöründeki insan kaynakları yönetimi uygulamalarına ve çalışan refahına yönelik stratejilerin geliştirilmesine katkıda bulunmayı hedeflemektedir. Araştırma bulguları, sektör yöneticilerinin çalışanların duygusal emek süreçlerini destekleyici politikalar geliştirmesi gerektiğini göstermektedir. Gelecekte yapılacak araştırmaların, duygusal emek ve iş tatmini ilişkisini etkileyebilecek diğer potansiyel değişkenlerin de modele dahil edilerek daha kapsamlı yapılması önerilmektedir.Yayın Çetin Altan’ın liberal kökenleri (1946-1965)(Dokuz Eylül Üniversitesi - Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, 2025) Billur, Özgür; Dinçşahin, ŞakirBu makale, kamuoyunda “sosyalizmden liberalizme geçmiş” bir entelektüel olarak bilinen Çetin Altan’ın düşünsel serüvenini, 1946–1965 yılları arasındaki yazılarına odaklanarak yeniden değerlendirmektedir. Çalışmanın hareket noktası, bu dönemde kaleme aldığı metinlerde bireycilik, Batımerkezli modernlik tasavvuru, ademimerkeziyetçilik ve özgürlükçülük temelli belirgin bir liberal-demokratik çizgi izlediği saptamasıdır. Temel sav, Altan’ın düşünsel formasyonunun başından itibaren liberal-demokratik bir çerçevede şekillendiği ve 1965’te Türkiye İşçi Partisi’nden milletvekili olmasıyla görünürlük kazanan sosyalist kimliğinin yaklaşık dört yıllık, bağlamsal ve pratik bir yönelim olduğudur. Makale, Weberci idealtip yaklaşımı, Gaddis’in çoğulcu tarih yazımı tartışmaları ve Gadamerci hermeneutik okuma biçiminden yararlanarak, Altan’ın 1946–1965 yazılarında sosyalizm ve liberalizm arasında radikal bir kopuştan ziyade özgürlükçü ve eşitlikçi duyarlılıkların iç içe geçtiği melezleşme alanlarını görünür kılmaktadır. “Liberalizm” ve “sosyalizm” bu çerçevede, bireysel özgürlük, hukuk devleti, Batılılaşma, sosyal adalet ve emek/sınıf duyarlılığı gibi temaların nasıl eklemlendiğini analiz etmek üzere kullanılan idealtip araçlarıdır. Altan’ın ailesi ve çocukluğu, Galatasaray Lisesi’ndeki eğitimi ve erken gazetecilik deneyimi bu liberal-demokratik reflekslerin şekillenmesinde belirleyici dinamikler olarak ele alınmakta; böylece çalışma, onun düşünsel mirasını ideolojik saflık ve “dönek”lik tartışmalarının ötesinde konumlandıran eleştirel bir okuma önermektedir.Yayın Coğrafi işaretli ürünlerin tanıtımında dijital pazarlama iletişiminin kullanılması: Balıkesir zeytinyağları örneği(Pamukkale Üniversitesi, 2025) Diken Çolak, Büşra; Evren, Seray; Şengül, ŞenayÜrünlerin içeriği ve kalitesi açısından güven sağlayan coğrafi işaret tescili, aynı zamanda üreticiler için rekabet avantajı sağlamaktadır. Dijital pazarlama ise rekabet avantajı kazanmayı ve pazar payını genişletmeyi amaçlayan markalar için önemli fırsatlar sunmaktadır. Bu doğrultuda dijital pazarlamanın ivme kazandığı günümüzde araştırmanın amacı coğrafi işaretli Ayvalık, Burhaniye ve Edremit zeytinyağı üreticisi firmaların internet sayfaları aracılığıyla uyguladıkları dijital pazarlama stratejilerinin incelenmesidir. Zeytinyağı sektörünün sahip olduğu ekonomik pay, bölge kalkınmasına etkisi, yarattığı katma değer ve ihracat potansiyeli araştırma evreninin belirlenmesinde etkili olmuştur. Nitel araştırma yöntemi ve örnek olay deseni benimsenen araştırmanın verileri ikincil kaynaklardan elde edilmiştir. Araştırma kapsamında incelenen firmalar ölçüt örneklem yöntemi ile belirlenmiş olup Balıkesir’de coğrafi işaretli zeytinyağı üreten firmalar ele alınmıştır. Firmaların internet sayfaları aracılığıyla gerçekleştirdikleri dijital pazarlama iletişiminde gelişmeye açık yönler bulunduğu tespit edilmiştir. Coğrafi işaretli zeytinyağının tanıtımının etkin bir biçimde gerçekleştirilmesi amacıyla tespit edilen zayıf yönler ve fırsatlar dâhilinde ilgili firmaların dijital pazarlama faaliyetlerini iyileştirmek için önerilerde bulunulmuştur.Yayın A deep learning approach to document recovery: high performance with denoiseU-net(Afyon Kocatepe University, 2025) Turan, Salih Can; Çıplak, Zeki; Sarıkaş, Ali; Yıldız, KazımImage denoising, a crucial task in image processing, has consistently faced challenges despite ongoing research efforts. In this study, a dataset was created by extracting 20,000 images from 60 public sources, including scanned or digitized documents. Each image was verified to contain at least one of the following: plain text, image, table, or mathematical expression. Common types of noise, including random black and white pixels, Gaussian blur, gray areas, speckle noise, random directional lines, Poisson noise, and salt-and-pepper noise, were applied to the images. To create the test set, each of the seven types of noise was individually added to 500 images excluded from the dataset, resulting in a balanced test set of 3,500 images. The complete dataset consists of 23,000 images, with a training-to-test ratio of 5:1. Specifically, our proposed DenoiseU-Net model aims to recover noisy scanned documents and performs effectively across various content types, such as tables, images, mathematical equations, and text. Experimental results show that the average precision, recall, and F1-score of DenoiseU-Net on the test set are 99.36%, 99.59%, and 99.48%, respectively. In addition to these evaluation results, the average SSIM and PSNR values, which are commonly used parameters to assess image quality, were obtained as 0.9657 and 40.28 dB, respectively. The primary objective of this study is not to demonstrate superior performance over state-of-the-art (SOTA) methods, but rather to evaluate how deep learning models, such as the proposed DenoiseU-Net, perform on medium-scale or small-scale datasets in practical scenarios.Yayın Algılanan yönetici desteği ve örgütsel muhalefet düzeyinin çalışanın sürdürülebilir performansı üzerindeki etkisi(İstanbul Nişantaşı Üniversitesi, 2025) Erkasap, AhmetBu araştırmanın amacı, örgütlerde algılanan yönetici desteği ve örgütsel muhalefet düzeylerinin çalışanların sürdürülebilir performansları üzerindeki etkisini incelemektir. Çalışma, farklı sektörlerde görev yapan 400 çalışanın katılımıyla yürütülmüştür. Araştırmada kullanılan ölçeklerin geçerlik ve güvenirlik analizleri sonucunda ölçümlerin istatistiksel olarak uygun olduğu belirlenmiştir. Verilerin analizi kapsamında tanımlayıcı istatistikler, korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Bulgular, yöneticilerinden daha yüksek düzeyde destek algılayan çalışanların görevlerini daha planlı, motive ve uzun vadeli biçimde sürdürdüklerini göstermiştir. Benzer şekilde, çalışanların örgüt içinde düşüncelerini açıkça ifade edebildiği, eleştirel ve yapıcı bir iletişim ortamının var olduğu durumlarda performanslarının daha sürdürülebilir hale geldiği tespit edilmiştir. Ayrıca yönetici desteğinin, çalışanların muhalefet davranışlarını daha yapıcı bir biçimde sergilemelerini kolaylaştırdığı görülmüştür. Elde edilen sonuçlar, çalışan performansının yalnızca bireysel özelliklerden değil, aynı zamanda yönetici desteği, örgütsel iklim ve açık iletişim kültürü gibi çevresel faktörlerden de etkilendiğini ortaya koymaktadır. Bu kapsamda çalışma, örgütlerde destekleyici liderlik anlayışının ve demokratik iletişim ortamının geliştirilmesinin, sürdürülebilir performansın sağlanması açısından stratejik bir unsur olduğunu vurgulamaktadır. Bulgular, yöneticiler ve politika yapıcılar için hem kuramsal hem de uygulamaya dönük önemli öneriler sunmaktadır.











