Yazar "Uslu, Tuna" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 20 / 20
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Agile intrapreneurship in volatile business environment: changing roles of financial managers and risk takers according to schumpeterian approach(Springer International Publishing Ag, 2017) Uslu, TunaAs a result of the economic, social and cultural reflections of the rapidly developing information and communication technologies, a new social reference was developed based on information society which is a an intellectual reformist domain paradigm which can also be called as the information age. In this radical transformation process, where information becomes a strategic resource including information and communication technologies in its center, economic, social, political and cultural lives were deeply affected. The changes and developments in social dynamics also affected the structure of the organizations, their management understanding, the technologies used and the employees while the organizations had to re-design their functions and the managers had to re-design their roles. More importance was given to the intrapreneurship and leadership qualities of the managers who can adapt to the changing competition conditions in the organizational sense in the information society. This destructive change in the operation and management techniques also affected the economy theories and was affective in the development of endogenous growth approach. In this section, we draw a conceptual framework between leadership and managership, discuss personal characteristics of the chief officers and financial managers, the leadership of the time while looking for a place for these concepts within Schumpeter's approaches and endogenous growth theories.Öğe An investigation of the effects of open leadership to organizational innovativeness and corporate entrepreneurship(Elsevier Science Bv, 2015) Uslu, Tuna; Bülbül, İdil Ayça; Çubuk, DuyguStudies on different leadership styles have a long history in the field of industrial psychology and organizational research. Being one of the determinants of how things work in the organization, different leadership styles such as transactional, transformational, authentic or paternalistic leadership have different effects on organizational outcomes. Specifically, in small enterprises, the leadership style of company owner has a direct effect on employee attitudes. On the other hand, with the widespread increase in the use of different communication channels and in the ease of access to information, the information age has brought its own leadership requirements. The present study is designed to assess the effects of leadership on organizational performance through the mediation of knowledge management by comparing open leadership with other approaches to leadership. Adopting a survey methodology, data from a total of 422 participants were gathered through convenience sampling. It is apparent that open leadership is an approach that supports entrepreneurship and innovativeness, yet not so frequently observed in Turkey, compared to other leadership styles. The results are elaborated in the discussion section and several propositions are put forward in order to support open leadership with the aim of disseminating a culture of entrepreneurship in organizations.Öğe Dijtal oyun ve yaşam tarzı sporlarının yeni ve özgün bir sürümü: espor ve spor metaevrenler(Fenerbahçe Üniversitesi, 2022) Başer, Serpil; Uslu, TunaDijital dönüşüm paradigması, yirminci yüzyılın sonunda hayatın her alanına etki etmiştir. İnsan ihtiyaçlarından doğan ve bu ihtiyaçları en uygun şekilde karşılamayı amaçlayan bu dönüşüm şüphesiz ki spor alanının gelişimine de yansımaktadır. Bu sürecin son yirmi yılda geldiği nokta ise, spor kavramına espor adında yeni bir alan kazandırmasıdır. Rekabetçi video oyunlarının gerek çevrimiçi oynanması gerekse izlenmesi espor kavramının doğmasına öncülük etmiştir. Espor, turnuva sayıları, izlenme oranları, oyuncu sayıları ve yarattığı gelir hacmi ile aynı zamanda önemli bir endüstri haline gelmiştir. Örneğin; Türkiye’de farklı platformlar üzerinden oyun oynayan nüfusun yarısına yakını espor ekosistemi içerisinde yer almaktadır. Oyun endüstrisinin 2022 yılında dünya genelinde elde ettiği gelir 196,9 milyar dolardır. Espor, hacim olarak katlanarak büyümesine ve espor endüstrisinin paydaşları tarafından spor olarak kabul edilmesine rağmen, hareket ve antrenman bilimleri açısından spor branşı olarak tartışmalı bir konuma sahiptir. Hem akademik hem de spor çevrelerince devam eden tartışma büyük ölçüde; esporun bir spor olarak sınıflandırılıp sınıflandırılamayacağı noktasındadır. Ancak diğer yandan kültürel ve sosyal sermaye birikiminin bir aracı olan espor, günümüzde giderek kendine has özelliklere sahip spor metaevrenleri (metaverse) şeklinde yaşam alanları oluşturmaktadır. Bu açıdan spora yönelim, güncel literatürde alternatif sporlar, spor sonrası ya da yaşam tarzı sporları ile örtüşmektedir. Yaşam tarzı sporlarına katılım, belirli bir spor alt kültürünün üyesi olarak tanımlanma, bu spor alanına yüksek katılım düzeyine sahip olma ve ilgili sporu kişinin hayatının merkezi olarak ilişkilendirmesi özellikleri ile ilişkilendirilir. Yaşam tarzı sporları aynı zamanda toplumun kurallarına karşı ideolojik bir duruşun bedensel temsili anlamına da gelmektedir. Gelecekte bu temsilin daha özgün ve saf hali, kendine metaevren ortamında karşılık bulacaktır. Bu anlamda espor, kişinin hayatında anlamlı sosyal deneyimler ve karşılaşmalar yaşayabileceği idealize edilmiş bir alan yaratarak, geleneksel sporun ve normatif toplumun kısıtlamalarından ayrılabilen daha geniş bir varoluş biçiminin merkezi bir unsurudur. Bu bağlamda çalışmanın amacı; esporu genel olarak sporun tanımlayıcı özelliklerini karşılaması yönü ile ele alarak, sporun özgün bir versiyonu ve bir yaşam tarzı sporu olarak kabul edip, spor yönetimi ve rekreasyon alanına dahil olduğunun kanıtlarını ortaya koymak ve bu alanda yapılacak olan çalışmalar için öneriler getirmektir.Öğe FUTBOLCULARIN PSİKOLOJİK PERFORMANS PROFİLLERİNİN ANTRENÖRLERİ İLE İLİŞKİLERİNE YÖNELİK KULLANDIKLARI METAFORLAR İLE KARŞILAŞTIRILMASI(2021) Kayğusuz, Şeval; Şenses, Hakan Ramazan; Uslu, TunaEgzersiz ve sporda gösterilen performans, bireylerin egzersiz ve spor ortamında göstermiş olduğu fizyolojik, biyomekanik ve psikolojik etmenleri içerir. Bireylerin optimal performansına ulaşması için ise yalnızca fizyolojik yetilerinin değil, psikolojik yetilerinin de geliştirilmesi gereklidir. Bunun için öncelikle bireyin kendini tanıması gerekmektedir, ancak kişinin kendini tanıması çaba isteyen ve derinlemesine bireysel çalışma gerektiren bir süreçtir. İlgili alanyazında, bireylerin kendilerini nasıl algıladıklarını anlamanın bir yöntemi performans profillemisidir. Ancak bireyleri sadece bilinçli tutum ve davranışları şekillendirmez. Bunun yanında sosyal kimliğin, kişilik özelliklerinin ve bilinç altının da bireylerin ortaya koydukları performans üzerinde önemli etkileri bulunmaktadır. Arka plandaki bu özellikleri inceleyebilmek için, serbest çağrışımla bireylerin kendilerinin dahi hemen tanımlayamadıkları düşüncelerinin incelenmesi gerekmektedir. Bu çalışma, U17 futbol liginde forma giyen amatör sporcuların kendi performans profilleri ile antrenörlerine yönelik kullandıkları metaforları karşılaştırarak, sporcular hakkında derinlemesine bir betimleme yapmayı amaçlamaktadır. Tasarımda nitel araştırma deseni kullanılmış ve yüz yüze görüşme yöntemi tercih edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, U17 futbol liginde oynayan ve ortalama 3 yıl deneyime sahip olan amatör futbolculardan oluşmaktadır. Metaforların ve öz değerlendirmelerin analizinde, nitel analiz programı ve performans profili prosedürü kullanılmıştır. Sonuçta, sporculardan elde edilen veriler doğrultusunda ortaya çıkarılan metafor modellemesi ile her katılımcı için ayrı ayrı oluşturulan performans profillerinde bulunan 12 kavram arasında ilişki olup olmadığı tartışılmıştır. Katılımcıların konsantrasyon, kararlılık, stres, cesaret, liderlik, iletişim, kaygı, zihinsel hazırlık, motivasyon, mücadele, özgüven, hedef belirleme kavramlarının; antrenörleri ile olan ilişkileri ve antrenörlerinin kendilerini nasıl yönlendirdiğinden etkilendiği ve bu durumun optimal performanslarına etki ettiğine dair bulgulara ulaşılmıştır. Sporcuların kendilerini algılama biçimleriyle antrenörleri ile aralarındaki ilişkinin psikolojik derinliğinin, etkileşim halinde olduğu görülmüştür.Öğe Human side of strategic alliances, cooperations and manoeuvrings during recession and crisis(Springer International Publishing Ag, 2017) Uslu, TunaTogether with the globalizing economy, it is no more possible for any system to survive by ignoring the market changes and transformations. A change taking place anyhow in any place of the world triggers complex processes and affects everyone by growing in waves. Successful ways of business conduct of today is based on predicting the growth speed of these waves and on the ability to carry out strategic cooperations and manoeuvres accordingly. Sometimes these fluctuations also trigger serious crises. Apart from the shocks created in organizational structures, periods of crisis have complex effects on people. Some people approach to these events in hesitation, while other people or organizations happen to have skills to turn these processes into opportunity. The practical examples show that the organizations that adapt to new condition by getting simpler and getting rid of burdens in the constriction process are able to come out in a better condition before the crisis. This section discusses the way of organizations to become human oriented when acting strategically during strategic alliances, cooperations and manoeuvrings.Öğe Human side of strategic alliances, cooperations and manoeuvrings during recession and crisis(Springer, 2017) Uslu, TunaTogether with the globalizing economy, it is no more possible for any system to survive by ignoring the market changes and transformations. A change taking place anyhow in any place of the world triggers complex processes and affects everyone by growing in waves. Successful ways of business conduct of today is based on predicting the growth speed of these waves and on the ability to carry out strategic cooperations and manoeuvres accordingly. Sometimes these fluctuations also trigger serious crises. Apart from the shocks created in organizational structures, periods of crisis have complex effects on people. Some people approach to these events in hesitation, while other people or organizations happen to have skills to turn these processes into opportunity. The practical examples show that the organizations that adapt to new condition by getting simpler and getting rid of burdens in the constriction process are able to come out in a better condition before the crisis. This section discusses the way of organizations to become human oriented when acting strategically during strategic alliances, cooperations and manoeuvrings.Öğe Individual and organizational effects of the corporate practices with the mediating role of lean intrapreneurship: differences between public and private sector in Turkey(Elsevier Science Bv, 2015) Uslu, Tuna; Eryiğit, Nimet; Çubuk, DuyguIn our century the most important institutional infrastructural tools (IIT) of the companies are knowledge management (KM), occupational health and safety (OHS), quality management (QM) and standardization. Beforehands OHS practices were just aiming to recover the results of the risks after they had occured; but nowadays a proactive approach is applied, in which precautions are taken and also the psychological and social mood of the employees, ergonomics, work load, workplace conditions and managerial applications are taken into consideration. The relationship between all these IIT and a new concept which is lean start-up, that means to deliver the most simple and pure product or service to the customer is not known yet. Besides; in between IIT, of which are influential on the intrapreneurship of the employees are needed to be understood. In this study we discuss the effects of these IIT on the employee performance and organizational effectiveness with the mediating role of lean intrapreneurship.Öğe Innovation culture and strategic human resource management in public and private sector within the framework of employee ownership(Elsevier Science Bv, 2015) Uslu, TunaInnovation culture describes the new eco-system in the business fields and production philosophy. The differences between the countries and regions in terms of management, science, engineering, technology and labor quality have become the factors that explain the complexity dynamics of the 21st century. Hence; increasing the international competitive power of the local firms in the framework of regional development politics, improving entrepreneurship and innovation capacity in local area are highly important in this century. In this process strategic human resource management (SHRM) is a critical activity for companies. Some vehicles are required to realize these activities as regulating the environment and for development. In this study, the effects of SHRM are discussed with the mediator roles of innovation culture and employee ownership. This research develops a framework for the investigation of job satisfaction through employee ownership, in the light of recent developments in innovation culture. The aim is to identify the mediating effect of innovation culture on the job satisfaction between strategic human resource management and employee ownership. To test the propositions, a field survey using questionnaires was conducted. 479 printed questionnaires were collected from Marmara Region. Especially in private sector, SHRM is directly effective on employee behaviors. The findings indicate that employee ownership as a critical psychological factor creates a step between the organizational factors and job satisfaction.Öğe OKUL ÇALIŞANI YÖNETİCİ VE ÖĞRETMENLERİN KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ İLE ÇATIŞMALARI YÖNETME STİLLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİLER(2016) Uslu, Tuna; Duysak, SabriyeOkullarda çalışan eğitimcilerin kişilikleri ile çalışma ortamındaki davranışları arasında ilişki bulunmaktadır. Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin kişilik özellikleri ile çatışma yönetim stilleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın yöntemi olarak nicel bir teknik olan anket çalışması yapılmış, araştırmada Beş Faktör Kişilik Ölçeği ve Çatışma Yönetimi envanterleri kullanılarak veri toplanmıştır. Veri toplanırken kolayda örneklem yöntemiyle Pendik İlçesi'ndeki devlet okullarında çalışan 186 öğretmen ve yöneticiye anket uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular öncelikle öğretmenlerin bazı kişilik özellikleri ile tercih ettikleri çatışma yönetim tarzları arasında ilişki olduğu, yöneticiler ile öğretmenler arasında ise kısmi farklar bulunduğu yönündedir. Sonuç bölümünde öğretmenlerin kişilik özellikleri ile çatışma yönetimi biçimleri arasındaki bulgular tartışılmıştır.Öğe Olumlu liderlik yaklaşımı bağlamında Grassroots gönüllü liderliğinde eğitmenlerin uygulama başında eğitimi(İstanbul Gedik Üniversitesi, 2018) Ünlü, Hülya; Esen, Serkan; Hacısoftaoğlu, İlknur; Eroğlu, Yeşer; Tuna, Utku; Uslu, TunaBu çalışmanın temel amacı, spor yöneticiliği bölümünde okuyan öğrencilerin eğitimlerindeki ve görev aldıkları uygulamalardaki bireysel performans özelliklerine ilişkin anlayışımızı arttırmak ve detaylı bir araştırma modeli ile performans algısının oluşum sürecini açıklığa kavuşturmaktır. Çalışmanın kuramsal altyapısı Öz Farkındalık ve Öz Belirleme kuramlarına dayanmaktadır. Bu kuramlara ve kurulan modele göre, çalışanların içsel tutum ve davranışları ortaya konulduğunda, ortamsal değişkenlerin ve liderlik yaklaşımının doğrudan çıktılar üzerindeki etkilerinin azalacağı düşünülmektedir. Mevcut çalışmada özellikle pozitif psikoloji bakış açısıyla olumlu liderlik ve işte güçlenmenin psikolojik sermaye aracılığıyla bireysel performans algısı üzerindeki etkisi ele alınmıştır. Çalışmanın uygulama kısmında, İstanbul Gedik Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Spor Yöneticiliği Bölümü dersi olan “Topluma Hizmet Uygulamaları” dersi kapsamında 2016-2107 akademik yılı bahar döneminde Spor Yöneticiliği Bölümü öğrencilerinin katıldığı Suriyeli ve Türk çocukları kaynaştıran bir eğitim ve futbol uygulaması yapılmıştır. Bölüm öğrencileri uygulamada çocuklara eğitim vermek üzere rol almıştır. Uygulama öncesinde; eğitmenlik yapacak öğrencilerin tümüne “Çocuk Psikolojisi” ve “Çocuk Koruma” eğitimi, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından sabah teori öğleden sonra ise saha uygulaması olmak üzere 2 günlük “Gönüllü Liderlik Kursu” verilmiş, eğitim sonrasında öğrencilere ön test uygulanmıştır. Bu öğrencilerin yönlendirmesinde 8 hafta boyunca haftada 3 seans olacak şekilde Türk ve Suriyeli çocuklarla saha uygulaması yapılmış ve uygulama sonunda öğrencilere son test yapılmıştır. Bulgular, öğrencilerin uygulamada eğitmen olarak rol almalarının olumlu liderlik aracılığıyla güçlenmelerini sağlayarak, kendi performanslarını daha yüksek algılamalarına neden olduğunu göstermektedir. Başta aldıkları eğitim sırasında kendilerine motivasyon sağlayan psikolojik sermayenin ise, uygulama sonrasında performans üzerinde etkisinin kalmadığı, öğrencilerin yaptıkları işte güçlenmelerinin performansları için yeterli olduğunu düşündüklerini görülmektedir.Öğe Ortaöğretim öğrencilerinde kişilik özellikleri ve gelecek kaygıları arasındaki ilişkinin incelenmesi(İstanbul Gedik Üniversitesi, 2023) Karakaş, Uğur; Uslu, TunaBu çalışma spor lisesi öğrencileri ile diğer lise türlerinde öğrenim gören öğrencilerin kişilik özellikleri ve gelecek kaygıları arasındaki ilişkinin karşılaştırılması amacıyla yapılmıştır. Araştırmada “Beş Faktör Kişilik Ölçeği” ve “Kariyer Kaygısı Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırmada İstanbul ilinde farklı ilçelerde anadolu lisesi, imam-hatip lisesi, sağlık lisesi, mesleki teknik lisesi, spor lisesi, fen lisesi ve sosyal bilimler lisesinde öğrenim gören 544 kız 472 erkek lise öğrencisi katılmıştır. Araştırmadan T-test, ANOVA ve çoklu regresyon analizi testleri kullanılmıştır. Katılımcılar BFKÖ alt boyutları ile KKÖ toplam puanları arasında nevrotiklik alt boyutunda (r=.493, P=.01) pozitif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişki; çoklu regrresyon analiz sonuçlarına göre BFKÖ dışa dönüklük alt boyutu (?=-.182, t=-6.186, P<0,05), KKÖ toplam puanını yordadığı tespit edilmiştir. Cinsiyet ve okul türü değişkeni kariyer kaygılarında anlamlı farklar tespit edildi (p>0.0.5)Öğe Ortaöğretimde öğretmenlerin desteklenmesinin özerklikleri aracılığıyla iş tatminine etkisi: Pendik ilçesi kamu ve özel eğitim kurumu kıyaslaması(İstanbul Gedik Üniversitesi, 2018) Uslu, Tuna; Duysak, SabriyeOkullarda çalışan öğretmenlerin özerklik algıları ile çalışma ortamlarındaki iş tatminleri arasında ilişki bulunmaktadır, ancak bu ilişki okulun yapısına ve yönetimine göre şekillenmektedir. Son yıllarda Türkiye’de özel eğitim kurumlarının sayısı hızla artış göstermektedir. Bu araştırmanın amacı, kamu ve özel sektör ayırımına göre öğretmenlerin desteklenmesinin özerklik algıları üzerinden iş tatminlerine etkisinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda çalışmada özerklik algıları üzerinden iş tatminine etki eden destekleyici faktörlerle ilgili literatür taramasına yer verilmiştir. Bu çalışma iş tatminine etki eden faktörleri süreç kuramları çerçevesinde araştırmaktadır. Kamu ve özel eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin özerklik algılarına göre farklılıklara ve iş tatminlerindeki artışı destekleyen davranışlarındaki etki düzeyinin nedenlerine bakılmıştır. Araştırmayla ilgili verilerin toplanması için, kolayda örneklem yöntemiyle, 2016-2017 eğitim-öğretim döneminde İstanbul Pendik İlçesi’nde ortaöğretim düzeyinde kamu okullarında ve özel eğitim kurumlarında çalışan 185 öğretmenden anket toplanmıştır. Bu çalışmada, öğretmenlerin özerk olmalarına olanak sağlayan destek algısı ile iş tatminleri ilişkilendirilerek kurum içerisindeki işleyişi, tutum ve davranışları ne şekilde etkilediği hususunda araştırma yapılarak devlet ve özel okullarda görev yapan öğretmenlerin nasıl farklılık gösterdiği tespit edilmeye çalışılmıştır. Ara değişken testleri, farklı modeller sınanarak yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda, okullarda çalışan öğretmenler için kurum desteğinin iş tatmini üzerinde yönetici desteğinden daha güçlü bir etkisi olduğu, ancak kurum desteğinin kamu okullarında öğretmenlerin özerkleşmeleri aracılığıyla iş tatminini artırdığı, özel eğitim kurumlarında ise doğrudan iş tatminlerine yönelik bir etkinin olduğu bulunmuştur.Öğe Porter'in rekabet modelinin İstanbul'daki zincir otel işletmelerinde incelenmesi(Gülay Bulgan, 2019) Kılıç, Binali; Uslu, Tunaİşletmelerin içinde bulundukları çevreye göre kendisini konumlandırarak rekabet üstünlüğünü nasıl elde edeceklerine ilişkin stratejik yaklaşımlardan biri endüstri temelli yaklaşımdır. Endüstri temelli yaklaşımın en önemli savunucusu ise Porter’dır. Bu çalışmanın amacı, Porter’ın üretim ve imalat işletmelerinin rekabet üstünlüğü için geliştirmiş olduğu model ve jenerik stratejilerin hizmet işletmeleri üzerinde geçerliliğini araştırmaktır. Bu nedenle, stratejik yönetim bakış açısı çerçevesinde İstanbul’daki yerli ve yabancı marka zincir otel işletmelerin yöneticileri rekabet üstünlüğü ve rekabet stratejilerini belirlerken otelcilik sektöründe Porter’in rekabette beş güç modeli ve üç jenerik stratejilerden hangilerini önceliklendirdikleri araştırılmıştır. Çalışmadaki üst düzey yöneticiler; koordinatör, genel müdür, genel müdür yardımcısı ve satış ve pazarlama müdürleridir. Araştırma evreni, İstanbul’daki yerli ve yabancı marka zincir otel işletmelerinden oluşmaktadır. İstanbul’daki yerli ve yabancı marka zincir otellerin toplam tesis sayısı 239 adettir. Bu otellerden örneklem olarak seçilen 152 adet tesisin üst düzey yöneticilerinden anket tekniği ile elde edilen veriler, SPSS 22.0 istatistiksel veri analiz programı kullanılarak analiz edilmiştir. Faktör analizi sonucunda elde edilen verilere göre, yerli ve yabancı marka zincir oteller rekabette önceliklendirdikleri ve kendilerini endüstride konumlandırdıkları alt faktörler şunlardır: Rakiplerin tehdidi, farklılaşarak odaklanma, müşteri ve tedarikçilerin pazarlık gücü ve maliyet liderliğidir.Öğe Spor yapan ve spor yapmayan üniversite öğrencilerinin sosyal beceri, saldırganlık ve spor ahlakı düzeylerinin incelenmesi: Harran Üniversitesi örneği(İbrahim Erdemir, 2020) Şeker, İbrahim; Uslu, TunaBu çalışma Harran Üniversitesi’nde spor yapan üniversite öğrencileriyle spor yapmayanların sosyal beceri, saldırganlık ve spor ahlakı durumlarının incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Ayrıca bu araştırma sporun bireyin ve sporcunun ahlaki potansiyeline olumlu katkı sağlayıp sağlamadığını tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Toplumda modern çağla beraber gelen yalnızlaşma olgusu, harekesiz bir yaşamın sonucu olan çeşitli hastalıklar, obezite, aşırı agresif bir tutum bireyleri fiziksel ve ruhsal açıdan olumsuz etkilemekte ve top yekûn yaşam kalitesini düşürmektedir. Bu çalışmayla bireyleri aktif spor ortamına dahil ederek modern çağın getirmiş olduğu fiziksel ve ruhsal olumsuzlukların etkilerinin azalacağı ve sağlıklı sosyal topluluklar oluşacağı düşünülmektedir. Bu çalışma araştırma modeli olarak betimsel araştırma yöntemlerinden biri olan anket uygulamasıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın ölçeklerinin güvenirlik dereceleri oldukça yüksek çıkmıştır. Veriler t-testi, korelasyon ve regresyon analiz yöntemleri kullanılarak çözümlenmiştir. Çalışmanın evrenini, Harran Üniversitesi’nde öğrenim gören 300 öğrenci oluşturmuştur. Bulgulara göre spor yapanların, rekreatif spor yapanların, lisanslı spor yapanların, antrenörlük veya hakemliği olanların saldırganlık tutumu ve ahlaktan uzaklaşma düzeyleri spor yapmayanlardan daha yüksek çıkmıştır. BESYO’nun saldırganlık tutumu ve ahlaktan uzaklaşma durumu diğer fakültelerden daha yüksektir. Sonuç olarak spor yapmayan üniversite öğrencilerinin saldırganlık tutumu ile ahlaktan uzaklaşma durumu arasında pozitif ilişki görülmüştür. Bu durumda saldırganlık tutumu sergileyen öğrencilerin negatif ahlaki yönelimlerinde bulunacağı düşünülebilir. Spor yapanların sosyal becerileri artınca saldırganlık tutumu ve ahlaktan uzaklaşmalarında da artış olduğu görülmektedir. Buna göre spor yapmanın tek başına saldırganlık tutumuna ve ahlaktan uzaklaşma durumuna engel olamadığı söylenebilir ve kişinin bulunduğu sosyal ortamlardaki kimliğinin saldırganlık ve ahlak tutumunu etkilediği düşünülebilir. Spor yapan ile yapmayan öğrenciler arasında sosyal becerilere ilişkin bir fark bulunmaması çalışma grubunun üniversite öğrencilerden oluşmasından ve üniversitede spor yapmayan öğrenciler için sosyal alanların bulunmasından kaynaklandığı düşünülmektedir ve son olarak spor yapan üniversite öğrencilerinde yapmayanlara göre daha çok saldırganlık tutumu görüldüğü tespit edilmiştir.Öğe Spor yoluyla gelişim perspektifinden kapsayıcı grassroots spor etkinlikleri: bir çocuk futbolu araştırması(Fenerbahçe Üniversitesi, 2021) Uslu, Tuna; Esen, Serkan; Hacısoftaoğlu Közleme, İlknur; Ünlü, Hülya; Kayğusuz, Şeval; Tuna, UtkuGeçtiğimiz yüzyılda bireysel perspektifi göz ardı eden kitlesel yaklaşımlar, endüstriyel süreçler ve toplumsal olaylar, insani gelişime ket vuran engeller haline dönüşmüştür. Bu dönüşüm insanların, aktivitelerinin ve eserlerinin özgünlüğünü ve değerini metalaştırmıştır. Sanat eserleri ticari ürünlere, kültür sınıf göstergesine, spor da bir tüketim alanına dönüşmüştür. Son yıllarda bu sürece eleştirel bir yaklaşım olarak da değerlendirebilecek spor yoluyla gelişim perspektifinden Grassroots felsefesi ve Olimpik Hareket, daha iyi ve barışçıl bir dünyanın inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Spor yoluyla gelişim, sporu sadece performansa yönelik kritik göstergeler olarak değil, sosyal göstergelerdeki iyileşme ve esenliğin artışı olarak da değerlendirmektedir. Bu nedenle, sosyal etkileşim içinde bütünsel (bilişsel, duygusal ve kinestetik) aktivitelerle, bedenin, zihnin ve iradenin birlikte yoğrularak gelişimine odaklanır. Bu perspektiften spor, tüm çocukları grup faaliyetlerine erken yaşlardan itibaren dahil etmek için güçlü bir araçtır ve bu sayede çocuğun psikososyal gelişiminde aracılık etme ve iyi olma halini yükseltme gibi görevler üstlenmektedir. Bu çalışmanın amacı, 2016-2017 eğitim-öğretim yılından itibaren her sene, Grassroots programı dahilinde (Türk ve Suriyeli çocukların katılımıyla) farklı tasarımlarla düzenlenen çocuk futbolu projelerinin spor yoluyla gelişime katkısına ışık tutmaktır. Çalışmanın bir başka alt amacı ise, çocuklara yönelik güvenli bir spor programı oluşturmaktır. Araştırmanın bilimsel tekniği olarak nicel yöntem seçilmiş, 2017-2018 eğitim-öğretim bahar döneminde ilköğretim seviyesinde 8 hafta süren bir uygulama ve envanter çalışması yapılmıştır. Araştırma, deneysel yöntem ve sırasal desenle yürütülmüştür. Araştırmanın uygulama alanı olarak İstanbul Anadolu Yakası’ndaki sığınmacı öğrencilerin eğitim gördüğü ilköğretim okullarındaki farklı sınıflar amaçlı tipik örneklem olarak seçilmiştir. Alan uzmanı araştırmacılar tarafından envanter oluşturulduktan sonra Arapçaya, sonra yeniden Türkçeye çevrilerek uyarlaması yapılmıştır. Her iki dilde de 2018 yılı bahar döneminde veriler toplanmıştır. Sonuçlar, özellikle daha küçük sınıftaki öğrencilerin algılarının, spor etkinliği aracılığıyla olumlu yönde farklılaştığına işaret etmektedir. Bulgular, eğitsel oyunları, çocuk futbolunu ve kapanış şenliğini içeren programın çocukların psikolojik iyi olma halinde olumlu katkı sağladığını göstermektedir.Öğe Sporda psikolojik sözleşme ile bilişsel duygu düzenleme arasındaki ilişkiler(Fenerbahçe Üniversitesi, 2023) Büker, Çağın; Uslu, TunaBu çalışma; sporda psikolojik sözleşme ile bilişsel duygu düzenleme arasındaki ilişkilerin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Amaç doğrultusunda bilişsel duygu düzenleme ölçeği ve psikolojik sözleşme ölçeğinden oluşan veri toplama aracı , yıldız ve genç takımlarda oynayan 300 basketbolcu ve 300 futbolcu olmak üzere toplam 600 kişiye uygulanmıştır. Elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 22.0 programı aracılığı ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda bilişsel duygu düzenleme ölçeğinde bulunan tüm boyutlar ile genel psikolojik sözleşme ve işlemsel psikolojik sözleşme arasında düşük düzeyde pozitif yönlü ilişkiler saptanırken, olumlu yeniden odaklanma ve diğerlerini suçlama alt boyutları ile ilişkisel psikolojik sözleşme arasında anlamlı ilişkilerin olmadığı, diğer bilişsel duygu düzenleme boyutları ile ilişkisel psikolojik sözleşme arasında da düşük düzeyde pozitif yönlü anlamlı ilişkiler saptanmıştır. Yapılan regresyon analizi sonucunda ise; bilişsel duygu düzenleme ölçeğinde yer alan boyutlardan plan yapmaya yeniden odaklanma ve felaketleştirme genel psikolojik sözleşmeyi olumlu etkileyerek %18,9 düzeyinde artırdığı, diğer bilişsel duygu düzenleme boyutlarının ise genel psikolojik sözleşme üzerinde etkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Öğe The effect of supplier-dealer relationship on dealer performance: the example of a leading firm in the construction materials industry in Turkey(Fenerbahce University, 2023) Bal, Songül; Uslu, TunaOne way to create cost leadership and customer value in businesses is with the effective management of the supply chain. Supply chain management, which creates sustainable competitive advantage for all partners in business processes, is an essential activity for each member for long-term goals and cooperation in the business environment. As one of these members and an important industrial agent, dealers have a significant impact on supplier performance. Studies have revealed the positive effect of supplier-dealer relations in buyer-supplier relationships. The aim of this study is to reveal how and to what extent the relationship between the company and the dealer is effective on dealer performance. In this study, the effect of relationship dimensions of a foreign-owned company operating in the construction sector in Turkey on both dealer and supplier performance was examined through the dimensions of power, loyalty, trust and legal agreements. Dealer performance is measured with market share, profitability, sales growth and customer satisfaction dimensions and supplier performance with success of business processes, lean manufacturing, quality and satisfaction through primary data collected with the questionnaires from 106 different size dealers operating in major industrial cities in Turkey.Öğe The effects of knowledge management and self-organization on organizational creativity: the mediating roles of corporate innovativeness and organizational communication(Canadian Institute for Knowledge Development (CIKD), 2015) Uslu, Tuna; Çubuk, DuyguCreativity and innovation are very important to achieve successful performance results in the organizations. Even there is a common view about the effects of the environment to increase creativity; there are limited studies about the institutions how to use corporate tools for this purpose. This study aims to determine the factors behind organizational creativity and evaluate the effects of these factors on organizational creativity within a model demonstrating structural relations. The rapid development of information and communication technologies have been changing the organizational structure, business and work methods, manager and employee profile, and in general work life, and have been bringing out new models particularly in communication in inside and outside the organization. Institutions aim to strengthen their employees with a positive approach by infusing them with concepts such as creativity, and flexibility and supporting them. In this study we examine the effects of these organizational predictors like knowledge management and self-organization on the employee creativity through innovativeness and communication. In our survey we used questionnaire method to the convenient sampled 227 employees in Turkey. Factor analysis towards findings and progressive intermediary variable tests are carried out by verifying different models. It was found that knowledge management and self-organization are effective on organizational creativity, but the most important factor determining organizational creativity is organizational communication followed by corporate innovativeness. We suggest the managers, in order to increase organizational creativity in their institutions; they should use knowledge management and corporate innovativeness effectively, so they can increase the efficiency of organizational communication.Öğe Türkiye’de 6-12 yaş futbolunun (grassroots) geliştirme ve sürdürülmesine yönelik model önerisi(İstanbul Gedik Üniversitesi, 2019) Esen, Serkan; Uslu, TunaTürkiye’de futbolun milyonlarca kişi tarafından sevilmesi, takip edilmesi ve sokaklarda oynanmasına rağmen uluslararası platformda birçok ülkenin gerisinde olması toplum tarafından kabul edilen bir altyapı sorununun getirisidir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de 6-12 yaş çocuk futbolu (Grassroots) faaliyetlerinin geliştirilme ve sürdürülmesine yönelik bir model önerisinde bulunmaktır. Çalışmada yöntem olarak nitel araştırma kullanılmış ve olgubilim (fenomenoloji) deseninden yararlanılmıştır. Verilerin toplanmasında yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmış ve toplamda 15 kişiyle görüşme yapılmıştır. Görüşmede toplanan veriler yazıya geçirilerek düzenlenmiş, kodlamaları yapılmış ve temalar oluşturulmuştur. Araştırma neticesinde alternatif beş farklı model önerisi tasarlanmış, minimum paydaş sayısı, kurum içi hızlı iletişim ağı ve bünyesindeki beden eğitimi öğretmeni gücüyle MEB / Okul aracılığındaki model, dinamik şebeke organizasyon yapısıyla uygulanabilecek en iyi model olarak düşünülmüştür.Öğe Yıkım mı, yaratıcı yıkım mı? Futbolda teknik direktör değişikliği ile takım performansı arasındaki ilişkisinin incelenmesi(İstanbul Gedik Üniversitesi, 2019) Esen, Serkan; Or, Erden; Uslu, TunaEndüstrileşme süreci, bireylerin topluma dokundukları yaratıcı etkilerin yerini büyük şirketlerin uyarlamacı tepkilerinin almasına ve bu nedenle farklı durumlar karşısında kullanılan zihinsel kestirmelerin sonuca ulaşıldığında genellenerek modern uygulamalara dönüşmesine neden olmuştur. Geçtiğimiz yüzyılda futbolun büyük bir endüstri halini alması, modern işletmecilik kavramlarının tamamının kulüp yönetimleri açısından kavranmasını da zorunlu hale getirmiştir. Bu kavramlar arasında yer alan personel ve yönetici devri konusu kulüplerin futbol takımlarını emanet ettikleri teknik direktörler açısından, irdelenmesi gereken bir araştırma alanı olarak dikkat çekmektedir. Bu çalışmanın amacı, teknik direktörlüğü değişikliğinin doğrudan takım performansına yansıyıp yansımadığını incelemektir. Araştırma kapsamında verilerin toplanması için 2003-2016 yılları arasındaki 13 sezonda Türkiye Profesyonel Futbol Süper Ligi’ndeki 6 takımın sezon içinde yaptığı antrenör değişikliğinin takım performansına etkisi incelenmiştir. Araştırmada, sezon başladıktan sonra yapılan antrenör değişikliğinden önceki ve sonraki be maçın puan ortalaması, sezon başından antrenör değişikliğine ve antrenör değişikliğinden sezon sonuna kadar toplanan puanların ortalamaları ve bunların yüzdesel değerleri hesaplanmıştır. Hesaplamalar sonucunda, sezon başladıktan sonra yapılan antrenör değişikliğinin beş maçlık periyotta ve sezon sonuna kadar olan süreçte puan artışı sağladığı gözlemlenmiştir. Takım performanslarının puan farklarından oluşan yüzdesel değer ortalamalarına bakıldığında beş maçlık dönemde %55,1’lik, sezon sonuna kadar olan süreçte ise %30,44’lük bir artış olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, sezon başladıktan sonra yapılan teknik direktör değişikliklerinin kısa vadede takımın performansını arttırdığı, sezon sonuna kadar geçen sürede ise bu artışın azalarak devam ettiği belirlenmiştir. Ancak bu artışın takıma sürdürülebilir bir puan avantajı sağladığı tespit edilememiştir. Bu nedenle, çok sık antrenör değişikliği yaşanan ülkelerin başında gelen Türkiye’nin kalıcı başarılar elde etmesi adına farklı stratejiler geliştirmesi gerektiği düşünülmektedir.